Leyla; başarılı, disiplinli ve kendini işine adamış bir kadın. Öyle ki bazen işini eşinin ve çocuklarının bile önüne koyabiliyor.
Ahmet ile yıllar süren evliliklerinden iki çocukları var. Ancak evlerine gelen yardımcı kadının "boşanacağını" söylemesi, Leyla’nın kendi evliliğine tuttuğu bir ayna oluyor.
Ahmet evlenmeden önceki o ilgili adam değil artık. Öyle ki kendi mutsuzluğunu bile sorgulamayacak kadar uzaklaşmış hayattan.Leyla boşanmak istediğini söylediğinde, aslında Ahmet’in onu ikna etmesini bekliyor. Ama aldığı "tamam" cevabı, kalbinde yeni bir yara açıyor.
Boşanma sürecinde çocuklarından, annesinden ve Ahmet’ten beklediği desteği bulamayan bir kadının her geçen gün daha da derinleşen yalnızlığına tanık oluyoruz.
Yazar, karakterlerin duygu durumunu o kadar samimi işlemiş ki, kendinizi onlarla birlikte o çıkmazın içinde hissediyorsunuz. Her bölüm başında yer alan "geçmişe dönüşler" ise; "Bu noktaya nasıl gelindi?" sorusunu iliklerimize kadar hissettiriyor.
Ama ben sanırım yardımcı kadın Nurgün ile Leyla’nın bağının, hikayeyi daha farklı ve güçlü bir dayanışma noktasına taşımasını çok isterdim.