SONSUZ ALEVİN KIVILCIMI
Selam
Güzel bir fantastik hikaye okumanın keyfine vardığım o kitap.
Sonsuz Alevin Kıvılcımı ile güzel bir seriye adım attığımı düşünüyorum. İlk kitap böyle ise gerisinin hissettirecekleri şimdiden beni heyecanlandirmaya yetti de arttı bile.
İlk yarıya kadar evreni, karakterleri ve olayı anladıktan sonra yarıdan sonra adeta uçtu hikaye. Hani bir karakteri ilk görüşte sever ve gözlerini her yerde onu arar ya işte öyle sevdim erkek karakteri. Her ne kadar çok fazla göremesekte. Ama kadın karakter offff. Yavaş yavaş kendini keşfetmesi ve bir şeyler yapabildiğini bilmesi ve bizim bunu okumamız aşırı güzeldi.
Hikayemiz büyük bir evrende geçiyor. Soydanlar denilen ölümsuzler ile sıradan ölümlü insanların olduğu bir krallik. Tabi ki büyü güçleri ile insanlardan kat be kat güçlü olan soydanlar yönetiyor Krallığı. İnsanlar ise onların alt katmanlarinda.
Diam ise annesi gibi ölümlü bir şıfacı.
Bir gün annesinin insanlar bölgesinde pek görülmeyen soydanlarin biriyle tartıştığına şahit olur ama ne olduğunu anlayamadan annesi o gün ortadan kaybolur. Babası ve kardeşi ile birlikte her yeri ararlar ama annesi bulunamaz derken bir gün saray da olan bir kazaya şifaci olarak Diam 'de gider ve orada annesiyle konuşan soydan ile tanışır. Hasta olan ve günden güne güçsüzleşen Kralın Varisi Prens Lutter annesiyle gördüğü adamdır. Bu olaydan sonra saray a şifaci olarak giden genç kız annesine ne olduğunu çözmelidir ama bunu en tehlikeli yoldan yapacak Krallığı karşı olan isyancilardan tarafa geçecektir. Peki ona güvenen ve farklı davranan Prens Lutter ile olan ilişkisi nasıl mı yol aldı dersiniz?
Diam okuduğum ve favorim diyeceğim karakterlerden oldu. Yavaş gelişen aşkları ve yavaş gelişen güçlü kadınları okumak kadar bana keyif veren başka çok az şey vardır. Ve kesinlikle kitabı sevdim. Şimdiden devamı gelsin dediklerimden oldu....Güzel bir seriye giriş yapmanın keyfiyle tavsiyemdir...