Gönderi

8/10
·518 syf.··
2026 6. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2026 10:16
Selamlar. Kitap genel olarak çok iyiydi. Hikayeye Zarrah'ın Şeytan Adası'na gönderilmesiyle başlıyoruz. Keris, Zarrah'ı kurtarmak için Ithicana'dan yardım istiyor birlikte Şeytan Adası'na doğru yola çıkıyorlar. Ben mi okurken yeterince dikkatimi veremedim emin değilim ama bence Şeytan Adası'yla ilgili betimlemeler yetersizdi. Yetersiz doğru bir kelime değil belki de. Yazar adayı spiral olarak kurgulamış aslında ama ben başta adayı anlamakta ve hayal etmekte çok zorlandım. Zarrah şu an nerede, ne yaşanıyor, tam olarak ne tarafa gidiyor vs. biraz karıştı bende. Bu kısıma özellikle takıldım çünkü yazar adanın coğrafyasına çok fazla değiniyor ve kitabın ilk yarısı Şeytan Adası'nda geçiyor. Bir noktada Pinterst'ten fanart buldum. Adanın görselini gördükten sonra ada sahneleri çok daha anlaşılırdı benim için. Bunlara ek olarak Şeytan Adası ve Arakis kitaptaki haritada yok. Belki ada haritaya eklenseydi bu sorun baştan çözülmüş olurdu. Ada kendi başına kocaman bir hayatta kalma testi. Adada iki kabile var. Kabilelerde biri yamyamlıkla hayatta kalırken diğeri yaşlıları ve çocukları öldürerek kısıtlı besinlerini iyi değerlendirmeye çalışıyor. Yazarın okuru bıraktığı ikilemi çok sevdim. Bir tarafın sebeplerini okuyorsunuz ve ister istemez hak veriyor ve diğer tarafı şeytanlaştırıyorsunuz. Daha sonra şeytanlaştırdığınız taraftakilerin ağzından sebeplerini okuyorsunuz ve aslında şeytan değil de kurbanlarmış diyorsunuz. Bir noktada biraz daha objektif bir yerden okuduğumda ölüm kalım savaşının ortasında hayatta kalmaya çalışan iki tarafı da yargılayamadım. Yazar adadaki gerilimi ve hayatta kalma mücadelesini güzel yansıtmış. Keris, Zarrah'ı kurtarmak için gitmeden önce tahta vekil ataması gerekiyor ve tesadüfen ortaya çıkan hiç tanımadığı kız kardeşi Sarhina'yla aynı politik fikirlere sahip olduklarına karar verince tahtı Sarhina'ya bırakıyor. Sarhina da Lara'yla birlikte çölde yetiştirilen kızlardan biri. Bu kısım bana biraz zorlama geldi. Keris bu kararı çok hızlı alıyor. Zarrah'ın önceliği olması bu kararı hızlandırmış olabilir tabii ama yine de benim mantığıma oturmadı. Zarrah'ın manipüle edilmemeye çalışırken tekrar tekrar manipüle edilmesinden bir ara baygınlık geldi. Yani hayatı boyunca manipüle edildikten sonra düşünceleri kendisine mi ait yoksa onlar da dışarıdan gelen sesler mi anlamaya çalışırken zorlanmasını anlıyorum ve aslında bu kısımlar mantığı da uygun aslında. Yine de aynı düşünce döngülerini tekrar tekrar okurken biraz sıkıldım. Kitabın aksiyon sahneler keyifliydi. Zarrah'ın adada yaşadıkları, onu adadan kurtarırken yaşananlar, Arakis'te olanlar vs. kitabın sonuna kadar tansiyon hiç düşmüyor. Ancak bu kadar aksiyonun sonunda Zarrah'ın Petra'yı devirdiği sahneler kitabın geneline göre daha soluk kalıyor. Bu sönüklüğe rağmen çok gerildiğim sahnelerdi bu arada. Kazanacak mıyız ? Petra kaçacak mı ? Biri ölecek mi ? derken çok strese girdiğim sahnelerdi. Petra mükemmel bir kötü. Motivasyonu olan, acımasız, çatlak ve çok zeki bir kötü. Petra'yı aslında 2. kitaptan beri tanıyoruz. Petra'nın deliliğini her kitapta daha çok hissetmemiz benim çok hoşuma gitmişti. Yetersiz Varis'te Keris'in Zarrah'nın seçim şansını elinden almasını çok eleştirmiştim. Bu kitapta Keris hatasını anlıyor ve düzeltmek için elinden geleni yapıyor. Ben galiba Keris’i affettim arkadaşlar. Özetle ben kitabı çok beğendim. Uzun olmasına rağmen sürükleyici, yer yer bana etik değerlerimi sorgulatan oldukça keyifli bir kitaptı. Sevgilerle <3
Sonsuz SavaşDanielle L. Jensen · Martı Yayınları · 202527 okunma
·
49 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.