Çok severek; filmini izlediğim ve müziğini dinlediğim, bende kalıcı etki bırakmış bir Love Story.
İlk kısmında gülümsemekten, ikinci kısmında da ağlamaktan okumaya zorlandığım bu kitap bende; güneşe yakın uçmak istersin de kanatların yanar ya işte o hissiyatı veriyor.
Spoileri yazmaktan çekinmiyorum. Çünkü Love Story, bilinen bir klasik. Kitaptan paylaştığım alıntılar da çok önemli nokta atışları (!)
Oliver ve Jenny'nin sevgisinin tam olgunlaştığı vakit, amansız bir şekilde Jenny hayattan kopuyor ve tam o ayrılma anında da babasının Oliver'in yanında olması. İlişkilerin sonradan dönüşümü. Ölüm bir kötülük mü yoksa bize büyük bir ders mi? Özellikle de ummadığımız bir anda. Bir şeyleri ifade edemeden ya da tam olarak yaşadığını hissedemeden gitmek de var bu dünyadan. Ya da geride kalanlar için bir fırsat, tabi ki fark edebilene. Yâni belki de mesele; Yaratıcı'nın kötülüğe neden izin verdiğinden çok, sevgiye neden geç kaldığımızdır.
İnsanların birbirlerinin hayatlarının içinde olması, Yaratıcı'nın seçimlerimiz içerisinde bize kader ve kaza uyarıları; hep O'na ulaşmamız için. Kötülük problemi (Epikür) değil bence. Özümüze sevgiyle ulaşmak temennisiyle...