“Kız neşesi, candır; dünyanın koru, ateşidir, insan uygarlığının hâlâ devam etmesini sağlayan enerjinin ve gücün, şefkat ve merhametin kaynağıdır.”
Kitapta aslında hepimizin içinde olan ama zaman zaman üstü örtülen o muazzam yaşam enerjisini, yani "kız neşesini" öyle güzel anlatılmış ki. Kiitabı okurken şefkatin ve merhametin dünyayı nasıl ayakta tuttuğunu bir kez daha hissettim. Yazar, kadının olmadığı ya da görmezden gelindiği bir yerde huzurdan ve medeniyetten bahsetmenin imkansız olduğunu çok samimi bir yerden hatırlatıyor. Ama asıl etkileyici olan, bu neşenin sadece kadınlara değil, tüm insanlığa verilmiş bir hediye olduğunu vurgulaması. Kendi içimizdeki o bitmek bilmeyen güce sahip çıkmamız gerektiğini fısıldayan, her satırında ayrı bir farkındalık barındıran türde bir kitap. Kalbindeki o yaşama sevincini korumak isteyen herkesin mutlaka bir şans vermesi gereken bir kitap bence.
“Kadın yoksa erkek olamaz; kadının ezildiği, öldürüldüğü, haklarının kısıtlandığı bir dünyada uygarlık ve huzur olamaz, zaten hiç olmadı.”