Gönderi

"babam bahçıvandı. şimdi bir bahçe."
Puan vermedi·208 syf.··
2026 15. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2026 00:40
》Cümlenin tam anlamıyla bir bahçıvanken bahçeye dönüşen bir babayı anlatıyor kitap. "Hemen söyleyeyim, bu kitabın sonunda baş kahraman ölüyor. Hatta sonunda bile değil, daha ortasında..." diye karşılıyor yazar bizi. 》Yazarın, hayatının uzun yıllarını bahçesine adamış olan babasının, "omuzlarında tonlarca geçmiş taşıyan bir atlas" gibi gördüğü ve idealize ettiği kişinin ölümünü anlattığı bir kitap. Aslında bir romandan ziyade, anılarını ölümsüzleştirmek için yazdığı bir günlük gibi. Daha çok hatırlamak, unutmamak, iç dökmek, yola devam etmek, yası tutabilmek için yazmış gibi... 》Kuvvetli bir edebi derinlik beklemeden okunması gereken bir kitap. Ne süslü, ne gösterişli, ne upuzun betimlemeli, içten, samimi, olduğu gibi, kalpten bir anlatımı var. Bazen söyledikleri, bazen söyleyemedikleri var. 》Babasının gençliğinden, yaptıklarından, ailesiyle, çocuklarıyla, torunlarıyla olan ilişkisinden, hastalığa yakalandığı zamandan, ölümünden ve en önemlisi ölümünden sonrasından bahsediyor. O yüzden acıklı bir hastalık ya da ölüm temalı bir kitap olmasından ziyade bir kayıp ve ardından içinde kaldığımız bir yaşamı anlatıyor bize. Yüzleşmek, devam edebilmek, acıyı, gideni unutmaya çalışmak değil, ama anılarıyla yaşamaya alışmak belki de... 》Hastalık sürecinin anlatıldığı bölümler beni derinden etkiledi. Babanın ilk kez altını bezlemeleri, yavaş yavaş en basit şeyleri bile yapamayacak duruma gelmesi, onun çektiği acılara şahit olmak, bir zamanlar her şeyi yapabilen güçlü bir babayı böyle kırılgan halde görmenin insanda yarattığı o his. Okuyan herkesin kalbine dokunacaktır. 》Tabi içinde yazarın kendi çocukluğunu da görüyoruz. Babasıyla olan ilişkisini anlatıyor. Hep o zamanların mesafeli, içinde sevgi olan ama bir şekilde gösterilemeyen, yalnızca hissedilen, bazen ondan da emin olunamayan baba-oğul ilişkileri. Ataerkil toplumların erkeğe dayattığı bu gereksiz ciddiyet neden? Bir baba çocuklarını neden göstere göstere sevemez? Neden çocuklar yüzlerine karşı övüldükleri zaman hemen şımaracakları düşünülür? Neden sevgisiz çocuk büyütmekte bu kadar diretilir? Hala cevabını bulamadığımız sorular, hala muzdarip olduğumuz aynı dertler. 》Babanın ölümünden sonrası da aynı oranda derin. Oğlunun düştüğü o boşluk, o varken yapılan, ama ondan sonra bir daha asla yaşanamayacak ve yalnızca anıya dönüşen zamanlar, babadan geriye kalan eşyalar, çözdüğü bulmacalar ve daha nicesi. Mevsimler, öğle sonraları; hiçbir şey eskisi gibi değil artık. Yazar her birini ayrı ayrı sindirmeye çalışıyor, hepsini yasını ayrı ayrı tutuyor. 》Sevgi ve yas, hayat ve ölüm. Pes etmek ya da devam etmek... Daha güzel anlatılan bir kitap okumamıştım. Aslında ölümü anlatırken yaşamı, vedayı anlatırken sevgiyi öğretmeye çalışıyor. 》Öleceğini, kayıplarla yaşamak zorunda olacağını bilen yegane varlık insan. İnsan için ölüm, belki de bu hayatın en zor tarafı. Hep kaçtığımız, bahsetmekten bile rahatsız olduğumuz bir konu. Hele de sevdiklerimiz söz konusuysa. İşte bu kitap da kayıpların ardından yaşamaya devam etmeye çalışan bir adamın hikayesi. Birçoğumuza da destek, ışık olur belki... Sevmenin, hatırlamanın, anıların kıymetini yaşarken de bilebilmek dileğiyle... "Bizi çocuk olarak hatırlayan son kişi de gittiğinde hâlâ var olduğumuz söylenebilir mi?"
Alıntı
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,3bin okunma
··
69 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.