Gönderi

7/10
·482 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
165 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2026 16:57
Alman Askeri Misyonu'nun başı olarak Osmanlı Ordusu'nda ıslahatlar yapmak, eğitim vermek üzere 1913 yılında Kayzer tarafından görevlendirilen ve beş yıl süreyle görev yapan, Birinci Dünya Harbi'nde Osmanlı Ordusu safında görev yapan Prusyalı general Liman von Sanders'in hatıralarını ve gözlemlerini aktardığı bir eser... Anı mahiyetli eserde padişah, sadrazam, Osmanlı nazırları ve İttihat ve Terakki'nin Merkez-i Umumisi'ne ilişkin Alman generalin gözünden analiz ve tespitler yer almaktadır. Osmanlı Devleti'nin harbe girişinde etken olan Breslau ve Goben gemilerinin Osmanlı'ya sığınması, Ruslara karşı cephe açılması ve Almanya'nın bu suretle rahatlatılması, yeni cephelerin oluşturulması şeklindeki olay silsilesi von Sanders'ın gözünden anlatılmıştır. Liman Paşa, Çanakkale Savaşı'nda 5. Ordu'nun başında görev yapmış, bilfiil savaşın içerisinde yer almış, savaşın gelişimini, yaşadıklarını satırlara dökmüştür. Düşmanın hem sayı olarak, hem mühimmat olarak üstün olduğunu, bizim sadece kara kuvvetlerimiz ile mücadele ederken düşmanın hem karadan, hem denizden savaştığını, uçakları ve balonlarıyla istihbarat faaliyetinde bulunduğunu ifade etmiştir. Liman Paşa, savaşın eksikliklere ve güç dengesizliğine rağmen Anadolu'lu askerin metaneti, cesareti ve inancıyla kazanıldığını kabul etmiştir. Von Sanders, 1918 yılında Yıldırım Orduları Grup Komutanı olarak Suriye ve Filistin cephelerinde görev yapmıştır. Nisan ve Ekim 1918 tarihleri arasında Osmanlı Ordusu Arap Yarımadası'nda adım adım geri çekilmiş, ricat 31 Ekim'te halep'te son bulmuştur. Görevi boyunca Enver Paşa ve Türk Ordu Karargahı ile sürekli anlaşmazlığa düşmüş, Enver Paşa'nın aleyhinde kararlar aldığını düşünerek sıkça görevden affını istemiştir. Buna karşın gerek Prusya tarafının, gerekse Osmanlı Devleti'nin kararlarıyla istifası kabul görmemiştir. Filistin cephesinde neredeyse her başarılı mücadeleyi, savaşı, hücumu Alman kurmay heyetinin, subaylarınının ve askerlerinin gayretine, zekasına ve cesaretine bağlamış, bu anlamda olayların anlatışında objektif kalamadığını düşünmekteyim. Kitapta da görüleceği üzere, askerimizin ayaklarına çarık, üstlerine kıyafet bulamaması, kimi zaman sadece cephedeki asker için karavana çıkması, cephe gerisinin yarı aç yarı yok mücadele etmesi, hayvanların açlıktan ölmesi, askerimizin Sarıkamış'ta donarak, Suriye'de, Şeria'da sıtmadan şehit olması, savaşın uzaması ve cephelerin genişlemesi ile birlikte firarların, kaçakların artması, askerin bu kaçaklarla da mücadele etmek zorunda kalması, mühimmat olarak düşmanın çok gerisinde kalınması, ulaşım, iletişim imkanlarının zayıf kalması, devletin savaşı finanse etme noktasında yetersiz kalması, yerel halkların düşmanın yanında saf tutması gibi pek çok zorluk altında savaşılmaya çalışılmıştır. Ordu yarımadada sıcak iklim ve çöl şartlarında İngiliz ordusu, Hint birlikleri ve Arap aşiretleri ile mücadele vermiştir. Demiryollarının işlek ve yaygın olmamaması sebebiyle ordunun ikmali ve iaşesi yapılamammış, bazı askerler altı ay boyunca cephede savaşmak zorunda kalmış, ihtiyat desteği görmemişlerdir. Her ne kadar objektif kalamadığı görülse de Dünya Harbi esnasında Anadolu'da beş yıl boyunca görev yapan Liman Paşa'nın hatıratı önemlidir.
Türkiye'de Beş YılLiman Von Sanders · İş Bankası Kültür Yayınları · 2010184 okunma
·
20 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.