İsmiyle müsemma kırgınlıkları bize sunan, doğruların ya da yanlışların ötesinde insanlara yaklaşıp onların kırgınlıklarını tam da onlar gibi hissedebileceğiniz 14 öyküden oluşuyor kitap. Birkaç öyküyü eksik ve yetersiz bulsam da genel itibariyle güzeldi. Bazı öyküler boğazımda düğümlendi desem yeridir.
Konudan bağımsız, kırgınlıklarımızdan bahsedecek olursak İsmet Özel 'in Tahrir Vazifeleri eserinden bir alıntı yapmak isterim. Bu da benim kırgınlığıma bir eş çünkü:
Hayal kurmakla başım hiç hoş değildir. Gelecekten beklediği nelerse onları kafada keyfince şekillendirip sonra onlara uymayan durumlarla karşılaşınca hayalleri yıkılan kimselerden değilim. Güvendiğim dağlara kar falan yağmış değil. Derinden bir düşkırıklığı benimkisi. Geçen her gecenin leyle-i kadr, karşılaştığım her kişinin Hızır olmadığını anladığım zaman kırılıyorum. Böylece kırılan bir düş haline dönüştüğümü görüyorum. Evet, bizzat kendim bir düşkırıklığıyım, kırık bir rüyayım ben. Ve hepimiz öyleyiz.