8/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2025 71. kitabı
·
61 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2025 00:00
Öyle Bir Uğradım 2 Bazen bir kitabı bitirdiğinde öylece kalırsın… Ne tam üzgünsündür ne de rahatlamış. İçinde bir şey eksilmiş gibi olur. İşte ben “Öyle Bir Uğradım 2”yi bitirdiğimde tam olarak bunu hissettim. İlk kitaptan hatırlarsın, Ukde geçmişi değiştirmek için 1998’e gitmişti. Bu kitapta ise işin duygusal yükü çok daha ağırlaşıyor. Çünkü artık sadece bir zaman yolculuğu okumuyoruz; bir insanın kendini silmeye razı oluşunu, aşk ile kader arasında sıkışıp kalışını izliyoruz. Ukde… Gerçekten çok zor bir karakter. İlk kitapta daha net, daha keskin kararlar alırken burada tamamen duygularıyla aklı arasında kalıyor. Eflah’a olan hisleri onu hem güçlü yapıyor hem de en zayıf noktasına dönüştürüyor. Kendi doğumunu engellemeye çalışması zaten başlı başına trajik ama beni asıl yıkan şey, sonunda sadece varlığının değil hatırasının da silinmesi oldu. Unutulmaktan korkan birinin gerçekten unutulması… işte orası kalp kıran noktaydı. Eflah… Ah Eflah. Kitabın en saf, en sevilesi karakteri. Ukde’ye olan sevgisi o kadar temiz ki, insan ister istemez ona daha çok bağlanıyor. Belki de hikâye boyunca değişmeyen tek kişi o. Ama onun da Ukde’yi unutması… Bu detay kitabın en ağır darbelerinden biriydi benim için. Piraye ve Kenan tarafı ise açıkçası okuması en zor kısımlardı. Bir anne ve baba figürünün bu kadar rahatsız edici şekilde yazılması insanı ister istemez geriyor. Özellikle geçmişleri ve yaptıkları, Ukde’nin neden bu kadar kırık bir karakter olduğunu çok net açıklıyor. Ama yine de bu karanlık tarafın bu kadar ön planda olması yer yer yorucu geldi bana. Taner için ayrı bir parantez açmak lazım. Onun hikâyesi bence eksik bırakılmış gibi. Kendi dünyasına dönmesi önemliydi ama sonrasında ne hissetti, nasıl devam etti… bunları okumayı isterdim. Olcay’ın ölümü ise bende “bu gerçekten gerekli miydi?” hissi bıraktı. Kitabın en sevdiğim taraflarından biri, o nostaljik atmosfer oldu. Okurken gerçekten 90’ların o hafif hüzünlü, naif havasını hissediyorsun. Sanki arka planda bir Sezen Aksu şarkısı çalıyor gibi… O duygu sürekli seninle geliyor. Ama şunu net söyleyebilirim: Bu kitap mutlu son arayanlar için değil. Bu kitap, “her şey yoluna girsin” diyenlere değil, “bazı şeyler yarım kalır” gerçeğini kabullenebilenlere hitap ediyor. Eksik bulduğum noktalar da vardı tabii: Ukde ve Eflah sahneleri kesinlikle daha fazla olmalıydı. Bazı olaylar çok hızlı gelişip bitti. Özellikle final kısmı biraz daha sindirilebilirdi. Ama buna rağmen… Kitap bende iz bıraktı mı? Kesinlikle evet. Çünkü bazı hikâyeler mutlu bittiği için değil, içinde bir ukde bıraktığı için unutulmaz olur. Ve bu kitap tam olarak bunu yapıyor. Eğer duygusal olarak ağır ama etkileyici bir hikâye okumak istiyorsan, bu seri seni fazlasıyla içine çeker. Ama baştan söyleyeyim… Bittiğinde kalbinde küçük bir boşluk kalacak.
Öyle Bir Uğradım 2Maral Atmaca · Ephesus Yayınları · 20241,241 okunma
·
44 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.