9/10
·120 syf.··
2025 112. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 28 Aralık 2025 01:08
Ruhsan Çarpadan, ödüllü kalemini bu kez hepimizin sırtında taşıdığı ama kimselere göstermediği o “görünmez yüklere” dokunduruyor. On üç farklı öyküden oluşan bu eser, süslü kelimelerin arkasına saklanmadan, hayatın en yalın ve en çıplak haliyle konuşuyor bizimle. Okurken sanki kelimeler yavaş yavaş demleniyor; acele etmeden, her cümlede durup nefeslenerek ilerlemek istiyorsunuz. Yazar, pazardaki bir karakterin sıradan görünen diyaloğundan, bir televizyon stüdyosundaki derin hesaplaşmalara kadar geniş bir yelpazede insanın iç dünyasını açıyor. Kitapta geçen “Kamburu olmayan var mı? Sadece benimki görünüyor,” cümlesi aslında tüm anlatının özeti gibi. Hepimiz bir şeyler taşıyoruz; kimimiz pişmanlıklarını, kimimiz kayıplarını, kimimiz de hiç yaşanmamış çocukluğunu... Özellikle anne temalı öyküler, insanın kalbinde çok başka bir sızı bırakıyor. “Derdi Annem” öyküsünde o her satıra sinmiş naif öğütler, okuru kendi geçmişindeki yarım kalmış vedalarla yüzleştiriyor. “Mercimek” öyküsünde bir annenin iç dünyasındaki o ağır çırpınışı hissettiğinizde, sessizliğin bazen ne kadar gürültülü olabileceğini anlıyorsunuz. Bu öyküler sadece birer kurgu değil, sanki hayatın tam içinden, birilerinin canı yanarken koparılmış parçalar gibi. Eserin geneline yayılan o hüzünlü hava, insanı karamsarlığa sürüklemek yerine aksine bir “anlaşılma” hissiyle ferahlatıyor. Yazar, ne kadar derine batarsak batalım, o yüklerin altında ezilsek de umudun hep bir yerlerde saklı olduğunu fısıldıyor. “Birlikte yanacak dertlerimiz var hâlâ” diyen o son cümle, aslında biz okurlara uzatılmış bir el gibi. Kendi içinize gömdüğünüz, dert ortağı aradığınız ama bir türlü dile getiremediğiniz ne varsa bu sayfalarda bulabilirsiniz. Bir oturuşta bitecek kadar duru, ama etkisi uzun süre sizinle kalacak kadar ağır ve anlamlı bir yolculuk bu.
1000Kitap
Taşıyamadığım YükRuhsan Çarpadan · Everest Yayınları · 202598 okunma
·
57 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.