Puan vermedi·304 syf.··
2025 80. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Eylül 2025 16:59
Bu kitapla ilk karşılaşan herkesin aklına aynı soru geliyor: “Ölü can da ne demek?” İşte Gogol’un zekası da burada başlıyor. Aslında “ölü canlar”, vergi kayıtlarında hala yaşıyor gözüken ama çoktan ölmüş köylüler demek. Kahramanımız Çiçikov da bu sistemin açığını kullanıp onları toprak sahiplerinden ucuza alarak kurnazca zenginleşmeye çalışıyor. Çiçikov başta oldukça kibar, uyumlu, herkesle dost olabilen biri gibi görünüyor. Ama roman ilerledikçe onun aslında fırsatçı, sahtekar ve hilekar bir adam olduğunu fark ediyoruz. Yine de asıl güzellik Çiçikov’un değil, onun karşısına çıkan toprak sahiplerinin hikâyelerinde. Her biri bambaşka bir insan tipi, hayalperest Manilov, kuşkucu Koroboçka, yalancı hovarda Nozdryov, kaba ama sağlam pazarlıkçı Sobakeviç ve sefalet içinde yaşayan cimri Plyuşkin… Gogol bu karakterlerle hem bizi güldürüyor hem de toplumu hicvediyor. Kasaba halkı bir süre sonra Çiçikov’un niyetinden şüphelenmeye başlıyor. Kimine göre o bir dolandırıcı, kimine göre devlet ajanı, kimine göreyse kadınların peşinde koşan bir maceraperest. Dedikodular büyüdükçe işler karışıyor ve Çiçikov sonunda kasabayı terk etmek zorunda kalıyor. Bu noktada roman sadece bir dolandırıcılık hikayesi olmaktan çıkıyor. Gogol, aslında bürokrasiyi, açgözlülüğü, tembelliği ve insanın zaaflarını gözler önüne seriyor. Dahası, Ölü Canlar’ı üç ciltlik büyük bir eser olarak planlamış ama ikinci cildi yazarken yaşadığı bunalımda el yazmalarını yakmış. O yüzden elimizde yalnızca bu ilk cilt var. Benim için bu kitap, hem ironisiyle güldüren hem de insanın karanlık taraflarını düşündüren bir klasik. Çiçikov’un hikâyesi sadece Rusya’yı değil, aslında her dönemin sahtekarlarını ve fırsatçılarını anlatıyor.
1000Kitap
Ölü CanlarNikolay Gogol · Can Yayınları · 202429,4bin okunma
·
88 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.