·428 syf.··Beğendi
···Okunma: 10 Nisan 2026 15:35 Kitabı az önce bitirdim ve gerçekten üzerimden tır geçmiş gibi hissediyorum. Öncelikle şunu söyleyeyim: Koca bir Prusya aristokrasisinde, onca "ahlaklı" insan arasında tek düzgün karakterin Rollo adında bir köpek olması şoku... Mezar başındaki o sahne beni gerçekten ağlattı.
Olaylara dışarıdan bakınca Effi'ye kızmak çok kolay. Ama empati yapınca işler değişiyor. Daha 17 yaşında, hayatı hiç yaşamamış bir kızı kendinden 21 yaş büyük, sıkıcı, sürekli mürebbiye gibi kural kesen bir adamla (Innstetten) evlendirirseniz o evlilikten ne bekliyorsunuz ki? Yani 17 yaşında çocukla evlenmeyecektin bro? Innstetten'in karısına koca değil de eğitmen gibi davranması, o hayalet hikayeleriyle kızı sindirmesi gerçekten korkunçtu.
Gelelim malum yasak aşk meselesine... Crampas tam anlamıyla züppenin teki, kendi egosunu tatmin etmek için bir aileyi yıkan pervasız bir adam. Effi melek mi? Hayır. Ne kadar kocasının ilgisizliğinden boğulsa da o sınırı geçmemeliydi. İngilizlerin o meşhur lafı vardır ya: "Isn't that the consequences of her own actions?" Evet, hatalıydı. Ama kocasının sırf "toplum ne der, onurum zedelendi" diyerek yıllar sonra düello yapıp adamı vurması ve Effi'yi sokağa atması...zaten kendi de etraflıca düşünmeyip böyle bir işe kalkıştığına pişman oldu ya,neyse.Hele kızını (Annie) 3 yıl göstermemesi ve o çocuğu annesine düşman, robot gibi bir şeye dönüştürmesi inanılmaz zalimceydi.Karılık başka, annelik başkadır.
Beni en çok şoke eden ise Effi'nin kendi ailesi oldu. Sırf cemiyet hayatından dışlanmamak için kızlarını eve almayıp sadece para göndermeleri..benim,hatta çoğumuzun alışkın olduğu aile yapısına o kadar ters ki okurken delirdim.
Kitabın sonundaki o trajik ölüm, modern günümüzden bakınca belki biraz dramatik gelebilir ama dönemin gerçekleri düşünüldüğünde nokta atışı. İnsanın psikolojik olarak tükenmesinin, o ağır vicdan azabı ve yalnızlığın bedene nasıl vurduğunu (o dönem çok yaygın olan verem hastalığıyla birlikte) inanılmaz gerçekçi yansıtmış yazar. Effi o "şölen sofrasından" kendi isteğiyle, sessizce ve mağrur bir şekilde kalktı.
Dönemi, 19. yüzyıl toplumunun o ikiyüzlü ahlakını ve insan psikolojisini bu kadar iyi anlatan bir başyapıt olduğu için 9 puan veriyorum. Ama Fontane, o son çöküşle gerçekten kalbimi kırdın.