7/10
·48 syf.··
2019 40. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2019 00:00
Özkan Eroğlu’nu sanat tarihi ile ilgili biriyseniz, duymamış olma ihtimaliniz çok düşüktür. Gerek sanat tarihine yaptığı katkı, gerekse sanata olan ilgisi olsun, takdiri hak eden müstesna, entelektüel bir kişilik. 1866 doğumlu Rus ressam Vassiliy Kandinsky’nin “soyut sanatı” ortaya çıkarışını, onu icat etme sürecinde etkilendiği Rudolf Steiner üzerinden, sanatın açmazlarını ve soyut sanatın okuma biçimlerini irdeliyor. Kandinsky’e göre, yeni ilkeler asla birdenbire oluşmamıştır. Geçmiş ile gelecek arasında bir neden-sonuç ilişkisi bağlamında ortaya çıktığını savunuyor. Bu argümanı, sosyolojik bir çıkarıma bağlarsak eğer; hiçbir sosyal olay ve faktör, ortaya çıktığı dönemden bağımsız değildir, doğduğu zaman içerisindeki koşullardan muaf değildir. Böylelikle Kandinsky’nin teorisini de doğrulamış oluruz. Aynı zamanda yaratılan ilkenin doğduğu zamana dikkat ve gelecekte nereye bizi götürdüğü mühim bir etken. Ve oluşturulan ilkenin zorla uygulanmaması gerektiğini de savunuyor. Haklılık payını vermek gerek, moda olan bir düşünce akımını herkes kullanmak ve icra ettiği sanata uygulamak zorunda değil, olmamalı. Son olarak, Kandinsky, oluşturduğu soyut sanatın müjdesinin habercisi olarak, Steiner’ın “sessizleşmek” ilkesi olduğunu söylemiştir. Dünyaya ile ilişkisini azaltıp, ruhun sesini dinlemiştir. Kandinsky’n eserleri de, iç seslerinin yardımıyla tuvale fırlatılmış boya darbeleridir, diyebiliriz. Okuyun, sanatsız kalmayın!
Sanatta Tinselliğin ÖzüÖzkan Eroğlu · Tekhne Yayınları · 20175 okunma
·
15 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.