·480 syf.····Okunma: 03 Nisan 2026 11:27 Rahmetli İlber Ortaylı hocanın önerdiği kitaplar arasında görüp listeme almıştım bu kitabı seneler evvel. 20. Yüzyıl Avrupa Edebiyatında derinleştikçe kıtanın politik tarihine de merak saldım ve yüzyıllar boyu Avrupa Kıtasının büyük bir bölümüne hükmetmiş, o zamanın dünyasının şimdilerin deyimi ile süper güçlerinden biri olan Habsburg hanedanlığını tanımaya karar verdim.
Onikinci yüzyıldan başlıyor yazar anlatmaya, hanedanlığın doğduğu zamanlardan. O dönemin bir diğer büyük güçlerinden olan Osmanlı’nın da adı sıkça geçiyor haliyle. Savaşlar, fetihler, Sanayi Devrimi ile değişmeye başlayan dünya düzeni, değişen güç dengeleri ve çöküş.
Kapsamlı bir tarih anlatısı. Yazarın dili akıcı, tespitleri çok yerinde. Yansız, pozitifliklere de ve negatifliklere de aynı ölçüde mercek tutuyor. Fakat yoğun bir eser. Tutkulu tarih okuyucuları için yorumum elbette sığ kalacak ama üst üste boca edilmiş bilgiler yığını bu eser. Akademik bir kaynak demek doğru. Hanedanlığın tarihini anlatırken bir soy ağacını takip ediyor. Dededen toruna benzer isimler olduğu için hikayeler, savaşlar, seferler birbirine karışıyor. İlk bir kaç yüzyılı okumak bir parça sıkıcıydı. Son bir kaç yüzyıla gelindiğinde, özellike Sanayi Devrimi ve sonrasında İmparatorlukta yaşanan devinimler hayli ilgi çekiciydi. Maria Theresa’nın anlatıldığı kısmı bilhassa çok severek okudum.
Bir kez daha altını çizmeliyim ki, tutkulu bir tarih okuyucusu değilim. Tarihe daha ziyade edebiyatın penceresinden tanıklık etmeyi severim. Bu sebeple böylesi akademik bir eser beni biraz yordu. Ama elbette tarih merakı güçlü okurlar için zengin bir başvuru kaynağı.