Gönderi

7/10
·256 syf.··
2020 332. kitabı
Peter Paul Rubens, 1577’de Almanya-Anvers’te dünyaya gelmiş. Hukukçu bir babanın altıncı çocuğuymuş. Resim eğitimine Tobias Verhaecht ve Adam van Noort’tan ders alarak başlamış. Gezgin bir tip olan Rubens, İtalya’da bulunduğu uzun dönemde Caracci ile Caravaggio’nun eserleri kadar yüksek Rönesans’ın üstatları inceleme imkanı bulmuş. Aynı zamanda Caravaggio’nun doğayı incelerken gösterdiği ödünsüz içtenliğe de saygı ve hayranlık göstermiş. Flaman resminin en büyük Barok ressamı tüm zamanların en güçlü sanatçılarından Peter Paul Rubens çağına damgasını vurmuş. Barok’un temsilcisi Rubens, bir anti klasist imiş. Kompozisyon ve ve ana hatlarıyla yıllarca yalayıp gördüğü İtalyan ressam ve heykeltıraşçısı Michelangelo’ya ve renklerin kullanımı açısından da Tiziano’ya benziyor. Caravaggio’ya saygı duyduğunu söylemiştik; ondan da atmosfer ve ışık kullanımı açısından yararlanmış. Rubens’ın birçok yardımcısı ve çırağı olmuş ama, en ünlüsü “Van Dyck” olmuş. Pieter Bruegel’in yarım kalan bir eserini de Rubens tamamlamış. Rubens’in tabloları kolay ayırt edilebilen, kompozisyona takılan her nesnenin, objenin birbirine bir teması vardır. Ama tam olarak Michelangelo “manyerizm”i de değildir. Peter Paul Rubens'in eserlerindeki kadın figürleri sanat dünyasında "Rubenesque" olarak isimlendirilmiş. Yuvarlak hatlı, tombul ve dolgun olan figürler, o dönemin ideal kadınını yansıtıyormuş. Bu şekilde kavram sanat tarihine kazandırılmış. 30 Mayıs 1640’ta hayatını kaybetti. Rubens, devrin çok bilinen, sonra eski antikite devrinin düşünce objeleri resimde yer bulunca, anti-klasist ressam unutulmaya başlanmış. Gravür ve eskiz konusunda da çok hassas olan ressam, bir röprodüksiyon gravür okulu açmış. IV. Felipe’nin Madrid’deki evi için Vergilius’un “Dönüşümler”ini tema edinen 112 tablo yapmakla görevlendirilmiş. Tablolar günümüzde Madrid’de “Museo Nacional del Prado”da görülebilir.
RubensMaria Varshavskaza · Yapı Kredi Yayınları · 201434 okunma
·
10 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.