·512 syf.····Okunma: 11 Nisan 2026 14:23 Arkadaşlar... Farkettiyseniz ilk kitap çok açık uçlu bitti ve hepimiz de bence içten içe bu hikayenin böyle bitmeyeceğini biliyorduk çünkü kötülerin kitabı için fazla iyi bir sondu. Ama bu kitap, kesinlikle bir rövanş kitabı.
İlk kitaptaki masum kızımız Sydney'nin başına geliyor birçok olay ve kendisinin bu kötüler dünyasında nasıl ayakta kaldığını, kendi güçlerinin nasıl potansiyellere sahip olduğunu keşfetmesini okuyoruz bir yandan da. Tabii belalar da peşini bırakmıyor haliyle. Onu koruyabilecek tek kişi ise Victor.
Açıkçası Victor'un bir k*til olmasına rağmen Syd'i her zaman korumaya çalışması ve babacıl tavrı bendeki yerini sorgulamama sebep oldu. Syd'in sürekli Victor'u düşünmesi ve onun için endişelenmesi de cabası. Bu kitapta o yufka yürekli Victor'u görmek bana çok iyi geldi.
İlk kitap ile aynı şekilde ama daha az halde zaman atlamaları mevcuttu ve yazar elbette yine olayları çok iyi dengelemişti. Oldukça akıcı ve sürükleyici bir kitaptı. Karakterlerle kötü olsalar da neyi neden yaptıklarını anlamamı ve empati kurabiliyor olmamı sağlaması benim açımdan büyük bir başarıydı, sonuçta kötü insanlardan bahsediyoruz.
Kitap arkası özeti sebebiyle hikayenin yeni bir karakterin üzerinde yoğunlaşacağını düşünsem de yine tamamıyla ilk kitaptaki Victor ve Eli'ın yarım kalan hikayesinin devamını okumuş oldum. İlk kitabın bitiminden beri aklımı karıştıran bir durum vardı ki o da iki kötünün de hakettiğini bulamamasıydı.
Evet, Marcella bu kitabın odak noktası gibi gözükse de aslında kendisi bir yan karakterdi ve emin olun hikayede bölümü az olduğu kadar etkisi de azdı ama ana karakterlerin hikayesine katkıda bulunduğu hatta herkesin bir araya gelmesine sebep olan bir köprüydü Marcella. Onu kilit noktaya koyan da bu oldu. Kitaptaki herkes gibi (Sydney hariç) o da bir kötü karakter. Bu arada çok farklı bir aurası vardı ve o soğuk, kalpsiz mafya kadınını çok güzel yansıtmıştı yazar bana göre.
Bu kitapta puan kırmamın tek sebebi gereksiz bir şekilde uzun olması ve bunun da sebebi June adında bir başka yan karakter. Kendisi birden ortaya çıkıp Sydney'e sebepsiz bir ilgi duymaya başlıyor ve adeta koruyucu bir abla/anne rolüne bürünüyor. Öte yandan kızın ne geçmişini öğrenebildim ne de Syd'i birden aşırı sahiplenmesine anlam veremedim. Bunlar yetmezmiş gibi bir de ikili oynayıp ortalığı kendince karıştırıyordu ve bu da hikayenin uzamasına sebep oldu.
Bir yerden sonra gerçekten bu kitabın sonu nereye gidiyor diye endişelenmeye başladım çünkü her şey sarpa sarıyordu ve neler olacağı belirsizdi. Kafanızda bir sürü alternatif son oluşuyor ama hangisi olacağını bilmenize asla izin vermiyordu yazar. Özellikle son yüz sayfadaki gerilimli anlatımına bayıldım açıkçası.
Sydney bu hikayenin en önemli oyuncusu. Üçüncü kitapta oyun kurucu bile olabilir çünkü bu kitapta bir şeyler deniyordu ama sonucunu bize söylemedi yazarımız. Hatta ben başaracak diye korkmuştum o derece önemli bir şeydi ki bu yüzden üçüncü kitapta da Sydney etrafında dönen bir hikaye görebiliriz diye düşünüyorum. Yeni kitabı sabırsızlıkla bekliyor olacağım ♡