Gönderi

Bu kitap karanlık sırların ve arzuların kitabıdır
9/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2026 21:21
Kiss the Villain kitabını iki günde bitirdim (buraya düşüncelerimi yazmam zamanımı alsa da...) ve bu kadar hızlı akıp gideceğini gerçekten hiç düşünmemiştim. Bana göre bu kitap, Rina Kent’in yazdığı en rahatsız edici ama aynı zamanda en merak uyandırıcı eserlerden biri. Bir Rina Kent hayranı olarak bunu söylerken hiç tereddüt etmiyorum. Çünkü bu hikâyede anlatılan şey klasik bir aşk değil. Kirli, karanlık ve bastırılmış düşüncelerle dolu bir dünyanın içine çekiliyorsunuz. Kitap boyunca hissedilen şey romantizmden çok gerilim, çekimden çok kontrol ihtiyacı ve sevgiden çok obsesyon. Esas karakterimiz Gareth, dışarıdan kusursuz görünen ama içinde ciddi bir karanlık taşıyan yirmi bir yaşında bir öğrenci. Hiçbir şeyden korkmadığını iddia etse de aslında en büyük korkusu, gerçek kimliğinin kabul edilmemesi. Bu yüzden sürekli bir maske takıyor ve o maskenin arkasında bastırılmış öfke, şiddet eğilimi ve yoğun bir kontrol arzusu var. Diğer karakterimiz, profesör Kayden ise bu maskeyi fark eden ilk kişi oluyor. Ancak alışılmış hikâyelerdeki gibi bir kurtarıcı değil. Aksine, o da manipülatif, dominant ve kendi travmalarının etkisiyle hareket eden biri. Bu noktada kitap, iki karakterin birbirini iyileştirmesinden çok, birbirini tetiklemesini anlatıyor. Açık konuşmak gerekirse, iki karakter arasındaki güç savaşı ve dominant taraflarını bastırmamaları beni en çok etkileyen unsurlardan biriydi. Güç dengesi çoğunlukla Kayden tarafında ve bu da ilişkilerini psikolojik bir oyuna dönüştürüyor. Aralarındaki bağa bir isim vermem gerekirse, buna kesinlikle “mücadele” derdim. Her iki karakterin de kendi iç savaşlarını vermesi, bu ilişkiyi daha karmaşık ve çarpıcı hale getiriyor. Yazarın rıza, kontrol ve bağımlılık gibi sınırları bilinçli olarak bulanıklaştırması ise hikâyeyi hem daha etkileyici hem de daha rahatsız edici kılıyor. Bu yüzden kitap bazı okuyucular için son derece çekici gelirken, bazıları için sınır aşan bir deneyim olabilir. Tematik açıdan bakıldığında, kitap yüzeyde karanlık bir romantizm sunsa da aslında çok daha derin konulara değiniyor: travma, kimlik bastırma ve birinin en kötü halini sevebilme fikri. Gareth’in kendini gizleme ihtiyacıyla Kayden’ın kontrol arzusu birleştiğinde ortaya çıkan şey aşk gibi görünse de, aslında daha çok bağımlılığa yakın bir bağ. Bu da kitabın en güçlü yanlarından biri. Okuru ya rahatsız ediyor ya da ciddi şekilde düşündürüyor. Rina Kent’in yazım tarzı bu kitapta oldukça hızlı ve yoğun. Okura neredeyse hiç nefes alma alanı bırakmıyor. Bu da olaylardan çok karakterlerin iç dünyasına ve zihinsel çatışmalarına odaklanmanı sağlıyor. Sonuç olarak Kiss the Villain, romantik bir hikâye arayanlar için doğru bir seçim değil. Ancak karanlık, toksik ve psikolojik açıdan yoğun ilişkileri okumayı sevenler için oldukça etkileyici bir deneyim sunuyor
Alıntı
Kiss the VillainRina Kent · Blackthorn Books · 202582 okunma
·
19 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.