Tam adı Alphonse Mucha [ya da Alfons Mucha] olan Çek sanatçı, 1860’ta dünyaya geldi. Mucha, sahip öne kavuşmanın film gibi bir hikâyesi var ve dönemin en iyi tiyatro sanatçı “Sarah Bernhardt”ın kendisine telefon edip, tanınmış oyunu “Gismonda” için afiş tasarlamasıyla başladı. Afiş ortaya çıkar çıkmaz, Mucha, Paris’lerle tarafından her yerde afişi asılı adam olarak ün saldı. Bu yolla, Bernhardt ile uzun sürecek bir dostluk ve iş arkadaşlığına ilk Asım atıldı.
Bilindiği üzere, daha önce okumuş olduğum “Sigaranın Kültürel Tarihi” kitabında da, Mucha’nın sigaranın yükselişinde kendisine gelen teklif üzerine “Sigara Kağıdı” isimli afiş çalışması da ün kazandırdı ona. Lakin, bu eseri, aslında o dönem “kadınların sigara içmesi hoş karşılanamayan bir toplumsal norm idi ve kadının sigara içmesi o denli ayıp karşılanıyordu ki, bazı tiyatro oyunları bile “kadının sigara içmesi” üzerine yazılıyordu. İkinci bir sorun teşkil eden durumsa, kadınların “saçları açık” şekilde resmedilmiş olmasıydı. Avrupa’da o tarihler, topuz saçlı kadınlar tarzı önplandaydı ve saçları açık kadının “sadece cinseli ilişkide” görülmesi gibi saçma düşünceler ortalıkta geziniyordu. Mucha’nın dağınık saçlı kadınları yuhalandı, eleştirildi.
Ressam, bir grafik sanatçısı ve Art-Nouveau’nun en büyük temsilcisi [Gustav Klimt ile beraber] idi. Ve Ön-Raffaelloculuk akımından etkilenen birisiydi. Dante Gabriel Rossetti’nin Ön-Raffaellocu tipini temel almıştır. Mucha, yaptığı sigara kağıdı afişindeki kız, (Job) hemen hemen bazı eserlerini Rossetti’den kopyalamış. Rossetti’nin “Beata Beatrix” tablosuna bakılabilir, görmek için. Oğlu Jiri, babasının bir kadın düşmanı olduğunu kabul etmiş. Oldum olası kadın düşmanlarını anlayamadım, anlayamayacağım da... Sanırım, Mucha’nın afişlerindeki “femme fatale” kadınları bu düşüncenin ürünü, kim bilir. Mucha’yı da diğer kare sanat/kitap sanatçılar serisi gibi tavsiye ediyorum. Oldukça keyifli. Sanatla kalın!