·311 syf.····Okunma: 11 Nisan 2020 00:00 Geçtiğimiz ay hayata gözlerini yuman ve metinlerini epey beğendiğim Toni Morisson’ından bir kitap daha -ilki En Mavi Göz- okumak gerektiğini düşündüm. 1988’de Pulitzer Ödüllü ve Ölmeden Önce Okunması Gereken 1001 Kitap seçkisinden “Sevilen”i seçtim. 1800’lerde Amerika’daki sömürge yarışının beraberinde getirdiği “ırkçılık”la beraber, insanı ötekileştirme ve ayrıştırmanın sonuçları, toplumsal hiyerarşide gösteriyor kendini.
Bir kadının, Sethe’in geçmişinden kaçıp kurtulma çabasının sonucu yeni bir hayat kurmaktır. Lakin, geçmişin acıları, geçmişten eve kabus gibi çöken biri ve durmadan devam eden hayaletli ev hikayeleri... Yazarın anlatımını bilinç akışı yönteminden yana kullanması, okumayı bir nebze zorlaştırmak demeyelim de, dikkat gerektirmesi sindire sindire okunmasını sağlıyor. Olayların tam olarak anlatıldığını düşünmüyorum, aksine tedirginlik havası her sayfada okuyucu hissettiriliyor. Olaydan çok, karakterler üzerinden yapıp ettikleriyle faciayı tahmin edilmesi isteniyor. Öte yandan, köleliğin, insanın başkasına, en mühimi de kendisine yabancılaştırmasına, duygu devrelerinin tamamen kapatılmasına sebebiyet verdiği açık açık okunur metinden diye tahmin ediyorum. Çünkü, yaşananlar, asla yitirilmemiş bir aklın katlanacağı olaylar değil.
Sevilen’in okunması gerektiğini, vurucu bir kitap olduğunu düşünüyorum. Sömürge ve ırkçılık karşıtı bu metni okuyun ve geçmişte yapılanları başkalarına yapılmaması gerektiğini öğrenerek dünyayı daha yaşanılır hale getirmek en büyük kazancınız olur. Unutmadan, “Colson Whitehead”in Yeraltı Demiryolu romanının esintilerini izini gösteriyor bir nevi.