·272 syf.··Beğendi
···Okunma: 12 Nisan 2026 02:01 İlk defa tanıştım Suat Dervişle …
Kitabı bitirdiğim anda hissettiğim duygusal yorgunluğu anlatamam… gözlerimin dolmasına, kalbimin kırılmasına mani olamadım bu kitabı okuyup Fosforluyla tanıştıktan sonra .
En kirli olduğunu düşündüğümüz hayatların içinde pırıl pırıl parlayan bir kadın fosforlu. Hatta okuduğum ve tanıdığım en temiz karakterdi kendisi .
Kitabı çok sevdim. Suat Derviş’in sade, akıcı, sıcacık, samimi kalemini çok sevdim…
1960’larda yayınlanmış bu kitabı . Öyle bir dönemde bir hayat kadınının hikayesini, toplumun iki yüzlü halini, ötekileştirilmiş insanların yaşamlarını anlatması ve bunu şahane yapmış olması alkışlanmaya layık .
Yokluğun içinde bir kadının şahane gücü vardı her sayfada… yokluk derken sadece parasal bir yoklukta değil. Sevgi yokluğu, aile yokluğu, güven yokluğu, saygı yokluğu… yiyecek ekmek, yatacak yatak yokluğu … Hiçbir şeyi olmayan bir kadının kocaman kahkahalarının, bitmeyen umudunun, eşsiz sevgisinin varlığı …
Fosforlu Cevriyeyle ilgili sayfalarca yazı yazabilirim gibi hissediyorum …
Kitabı Storytel’den dinleyip kitaptan takip ederek okudum . Ayça Varlıer seslendirmiş.
Muazzamdı … bazı yerleri geri sarıp sarıp tekrar dinledim . Ömrümce onun sesiyle kulağımda çınlayacak türküler, sözler kaldı zihnimde…
Çok hüzünlendiğim ama iyi ki dediğim bir yolculuktu benim için Fosforlu Cevriye