Puan vermedi·328 syf.··Beğendi
···Okunma: 12 Nisan 2026 10:05 Kitabı okurken aklıma sık sık kafede oturup yaptığımız sohbetler geldi. Mesela o “şeftali” muhabbeti… Okurken gülümsetti beni. O gün ne kadar çok güldük oysaki ..
Feray’ın hayatına baktığımda işin rengi tamamen değişiyor. Yaşadığı zorluklar gerçekten sarsıcı. Üstelik bunları yabancı birinden değil; hem babasından hem de kocasından görüyor olması insanı daha çok etkiliyor. Babasının para konusunda feray’ı sıkıştırması, Feray’ın son parasını verip gideceği yere yürüyerek gitmesi… Bunlar gerçekten unutulmayacak sahneler.
Babası tarafında kumar, içki, eve geç gelme ve ilgisizlik varken; Emine karakterinin bu kadar güçlü, pozitif ve inancını kaybetmeyen biri olması beni hem şaşırttı hem de ilham verdi. Her zorlukta, her vazgeçiş anında aslında bakış açımızı değiştirmemiz gerektiğini bir kez daha düşündürdü.
Ama en çok Feray… yaşadıklarıma rağmen hayatıma devam eden , dimdik duran bir kadın. Onun bu gücü gerçekten etkileyici. Ve iyi ki Fırat var… Feray’ın hayattaki en büyük tutunacak dalı olmuş. Bu kadar zorluk arasında bile sürekli oğlunu düşünmesi, onu her şeyin önüne koyması gerçekten örnek gösterilecek bir annelik.
Yazarı tanıyarak kitabı okumak bambaşka bir hismiş; bunu fark ettim. Hikâyeye daha farklı, daha derin bir yerden bakıyorsun.
Bence bu kitabın devamı kesinlikle gelmeli. Falcının söyledikleri (iki nikâh meselesi, oğlunun tanınması gibi) insanın merakını artırıyor. Ayrıca aklımda kalan birçok soru var: mesela ..
Emine gerçekten saffet değiştikten sonra gerçekten mutlu bir hayat yaşadı mı ?
Saffet nasıl birine dönüştü, yaşadıklarından ders çıkardı ama bunu başarıyla sürdürdü mü?
Rıfat köye gidip söylediklerini yapabildi mi?
Fırat şu an ne konumda, gerçekten tanınan biri oldu mu ?
Feray nerede? Ne yapıyor?
Kitap bitti ama hikâye zihnimde hâlâ devam ediyor.
Ellerine sağlık Mine ablam. Tanıdığım herkese tavsiye edeceğim. Şu hayata çok güzel bir iz bıraktın. Devamının gelmesini çok isterim