·992 syf.····Okunma: 12 Nisan 2020 00:00 Rigveda, Hinduizmin kutsal metinleri olan Vedalar'ın bir bölümüne verilmiş isimdir. “Veda” sözcüğü Sanskrit “vid” bilmek eyleminden türetilmiş “bilgi” anlamına gelen bir sözcük. Ric (rig) ise “ilahi” anlamına gelir. İki sözcüğün birleşiminde ses değişimi olur ve “Rigveda” halini alır. Rigveda ilahi bilgisi demektir. Veda'ların ilk bölümü (mandala) olan Rigveda, aynı zamanda en eski ve en önemli bölümdür. Rigveda tanrılara şükür ve saygı için yazılmış on kitaptan oluşur. Rigveda dünyanın en eski kutsal metnidir.
Bu eser, kökleri MÖ 1500’lerde bugün Türkmenistan adı verilen bölgede yaşayan beyaz tenli ve kendilerine “Âri” adını veren insanların Pencab tarafından Hindistan topraklarına girmeye başladıkları zamana dayanır. Bu durum zamanla “Hint-Avrupa” olgusunu ortaya çıkarmış. Hint’e Arilerin gelmesiyle yerli halklar olan “Munda ve Dravidler” arasında karışmalar olmuş. Ariler kendi aralarında olduğu kadar yerli halkla da savaşmış ve esir ettikleri bu insanlara “köle” anlamında “Dasyu veya Dasa” adını vermişler. Bunlar giderek mitolojik birer varlık halinde edebiyata sokulmuşlardır.
“Vishnu” kara derili halkın baştanrısı, İndra ise beyaz tenli halkın baştanrısı. İndra, insanlar tarafından kendisine en çok ilahi yazılmış Tanrı olarak görüyoruz. Burada bile Tanrıları kıyaslama ve birini diğerinin üzerine çıkarma mukayesesini okuyoruz. Anlaşılan asırlar önce de insan böyle idi, şimdiyse daha beter.
Arilerin belli başlı geçim kaynaklarına bakılarak, kimi veya neyi Tanrı simgesi haline dönüştürdükleri gözlemlenebilir. Hayvanların etkisi üzerinden, ilahilerde Tanrılar ve Tanrıçalar sürekli inekler veya boğalara benzetilmiş. Konjonktürel Tanrı yaratma kaygısının sonuçları demek doğru olabilir. Belli başlı Tanrılar sık sık geçmektedir: İndra, Agni (ateş), Soma (içki).
Hint mitolojisi ve ilk dini kaynakların oluşumunu, neyden söz ettiklerini merak ediyorsanız okumalısınız. Tek sıkıntı, biraz tekrar içeriyor olması, ama kitabın kalınlığı göz önüne alındığında, akılda kalıcılığı arttırıyor. Bu eserden önce Doğu-Batı Yayınları’ndan çıkan “Devdutt Pattanaik - Mit ve Mitya” isimli eseri okumak gerektiğini düşünüyorum. Ben tekrar okumam da öyle yapacağım. Keyifli okumalar.