İçimizde hala ilkel bir korku, sezgi ve hayatta kalma refleksi mi yaşıyor?
Bu kitap, hikayeden çok bir hafıza gibi. Sanki Jack London bilinçaltımıza kazınmış o eski zamanları kurcalıyor. Okurken olaylardan ziyade bir hissin içinde ilerliyorsun: korku, yalnızlık, ait olamama.
Modern insanın konforuna o kadar alışmışız ki; doğayla baş başa kalmış bir zihnin ne demek olduğunu unutmuşuz. Burada akıl ikinci planda, sezgi birincil. Güç, ahlakın önünde.
Kitap bittiğinde hikayeyi değil, kendini düşünüyorsun. İçinde bastırdığın o ilkel tarafı…
Kısa, sade ama düşündürücü. Kendini kurcalamayı seven biriyseniz, kitabı okurken zevk duyacaksınıdır.