·256 syf.····Okunma: 31 Mart 2020 00:00 Frida Kahlo, kare sanat serimiz bu seferki konuğu. Seriye biraz ara vermiştim, aslında bu mecraya da biraz ara vermek niyetinde idim, ama dönüp bi’ bakınca hayatımda yegane güzelliklerden biri olduğuna karar verip vazcaydım. Ressamımıza dönelim…
Frida’nın tam adı “Magdalena Carmen Frida Kahlo Calderon“. 1907'de doğmasına rağmen doğum yılını 1910 olarak değiştirdi. Böylelikle, 1910'da başlayan ve 1920'ye kadar devam eden Meksika Devrimi ile arasında bir bağ kurmak istedi. 6 yaşında geçirdiği ve ömrü boyunca yüzleşeceği “çocuk felci” yüzünden geçirdiği seri ameliyatları nedeniyle yatağından çıkamadığında tavana ayna yerleştirip kendi portrelerini yapmıştır. Frida Kahlo, 18 yaşında ilk gerçek kabusu yaşadı: Korkunç bir kaza geçirdi. Doktorlara göre, böyle bir kazadan ve aldığı yaralardan sonra hayatta kalması bir mucizeydi.
Mexico City’nin en eski ve en güzel mahallelerinden birinde bulunan Blue House, ressamın ölümünden dört yıl sonra 1958’de bir müzeye dönüştürüldü. Bugün Meksika başkentinin en popüler müzelerinden biri. Popüler olarak Casa Azul (Mavi Ev) olarak bilinen Museo Frida Kahlo, Latin Amerika’nın en ünlü kadın sanatçısının özel hayatını ortaya çıkaran kişisel eşyaları koruyor. Pandemi sürecinde Google üzerinden Blue House gezme imkanına erişmiştim. O kadar güzeldi ki… Bir gün gerçekten oralara adım da atmak isterim. Seri kaldığı yerden devam edecek okunmaya. Lakin Frida’yı eleştirebileceğim tek nokta, karaktersiz Diego Rivera’yı bırakmakta gecikmiş olması, bu kadar.