Gönderi

10/10
·300 syf.··
Beğendi
·
2020 2. kitabı
·
88 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2020 16:58
Baykuş'u dinleyen Hüdhüd, onun da sudan bahanelerle konuşmalarına karşılık nasihatte bulundu Define aşkıyla sarhoş olan kuş! Diyelim ki,bir define buldun! Ne yapacaksın? Sen de o an düşüp ölsen o define ne olacak? Bu sırada ömrünü, bitirmiş aklını yitirmiş, varacağı yolu bitmiş kuş? Ey görünüşe aldanmış, gerçeği göremeyecek kadar basiretsizlik sergileyen! Âşık olma istidadını yanlış yere bağlamışsın! Anandan doğduğun zaman verilen akıl ile Allah Teâla'nın süslediği ve nakşettiği kalbinin arasında bir bağ kur. Gönlünü zaman zaman öne al. Ezel ile ebedi bir arada ve yakın göresin. Mantıku't-tayr / Kuş Dili Feridüddin Attar Feridüddin Attar’ın ölümsüz eseri Mantıku’t-Tayr (Kuş Dili), nefsin basamaklarını ve ruhun hakikat yolculuğunu kuşların diliyle anlatan muazzam bir tasavvuf klasiğidir. Bu bölüm, Hüdhüd (mürşid/rehber) ile Baykuş (dünya malına ve viranelere hapsolmuş nefis) arasındaki o sarsıcı diyalogdan bir kesittir. Geçici Olanın Peşinde Tüketilen Ömür Baykuş, viranelerde define arayan, yalnızlığı ve maddeyi kutsayan bir karakteri temsil eder. Hüdhüd’ün ona yönelttiği "Diyelim ki bir define buldun, ne yapacaksın?" sorusu, insanoğlunun bitmek bilmeyen hırsına tutulmuş bir aynadır. Ölüm gerçeği karşısında, uğruna ömür tüketilen definenin anlamsızlığı vurgulanır. Hüdhüd, Baykuş’u "âşık olma istidadını yanlış yere bağlamakla" itham eder. Tasavvufi düşüncede insandaki "sevme" yeteneği, aslında yaratıcıya (Mutlak Güzellik'e) ulaşmak için verilmiş bir sermayedir. Bu sermayeyi geçici dünyalıklara (viranelere, altınlara) harcamak, basiretsizlik olarak nitelendirilir. Metindeki en can alıcı tavsiye şudur: "Anandan doğduğun zaman verilen akıl ile Allah Teâla'nın süslediği ve nakşettiği kalbinin arasında bir bağ kur." Burada kastedilen, kuru bir mantık (akıl) ile kontrolsüz duyguların ötesine geçmektir. Akıl yol gösterir, ancak gönül (kalp) gerçeği hisseder. Hüdhüd, bu ikisinin uyumuyla insanın Ezel (başlangıçsız geçmiş) ve Ebed (sonsuz gelecek) arasındaki o dar çizgiden kurtulup hakikati göreceğini söyler. "Gönlünü zaman zaman öne al" ifadesi, rasyonalizmin ve madde bağımlılığının boğucu dünyasından çıkıp, sezgi ve maneviyatla bakabilmeyi öğütler. Ancak bu şekilde zamanın ve mekânın ötesindeki "tekliğe" (vahdet) ulaşılabilir. Attar bu eserinde, Baykuş'un şahsında aslında bizlere seslenir: Kendi viranelerimizde (takıntılarımızda, egolarımızda) hangi sahte definelerin bekçiliğini yapıyoruz? Feridüddin Attar’ın Mantıku’t-Tayr’ı sadece bir masal veya klasik bir eser değildir; bir insanın kendi iç dünyasına yaptığı en sarsıcı yolculuklardan biridir. Bu kitabı okumak, bir okura şu temel değerleri ve farkındalıkları katar: Kendini Bilme ve Yüzleşme "Zorluk" Kavramına Bakış Açısı Maddeden Manaya Geçiş Egoyu (Nefsi) Terbiye Etme Sembolik ve Estetik Derinlik Mantıku’t-Tayr’ı anlayarak bitiren birisi, kitaba başladığı kişi değildir. Bu kitap, insanın zihnindeki "ama"ları ve "fakat"ları ayıklayıp, yerine dik duran, basiret sahibi ve gönül gözü açık bir bilinç yerleştirmeyi hedefler.
Mantıku't-TayrFerîdüddin Attâr · Sufi Kitap Yayınları · 20256,3bin okunma
·
32 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.