#okudumbitti #atlarafısıldayanadam
Uzun süredir kütüphanemde okunmayı bekleyen bu eseri sonunda bitirdim. Basımı 1995 tarihli. Yer yer çevirisinde yapılan aynı kelimelerin tekrarından fenalık gelse de azmedip bitirdim Çevirmenin kelime dağarcığı sınırlıymış sanırım .
14 yaşındaki Grace arkadaşı Judith ile birlikte karlı bir günde at binmeye giderler ve bu durum felaketle sonuçlanır. Grace’in hem ruhunda hem de bedeninde kalıcı hasarlar meydana gelir. Atı Hacı’da bu kazadan sonra tamamen aksileşir ve huysuz ,hırçın bir karaktere bürünür .
Grace’in annesi Annie attan vazgeçmek istemez ve onu iyileştirmek için arayışlara girer aynı zamanda kızının da iyileşeceğini düşünür. Araştırmaları sürerken Tom Booker isimli atları ehlileştirebilen ve atların ruhundan anlayan (kovboy diyebiliriz ) çocukluğu hayvanlarla ve çiftlikte geçmiş bu adamla yolları kesişir.
Tom’un çiftliğinde kalan anne-kız ve atları Hacı için uzun soluklu bir iyileşme dönemi başlar. Tabi aşk ve trajedi olmazsa olmaz hem de yasak aşk
Bu arada karakterlerin yaşamları, iletişimleri , iç dünyaları da detaylı olarak aktarılmıştı. Bu yönden beni içine çekti hikaye.
Genel olarak film çekilmesi için yazılmış bir kitap hissiyatı aldım eseri okurken , fazla bir şey katmadı diyebilirim. Çerezlik bir okumaydı ama atları çok seven birisi olarak bu çiftlik yaşamına özendim .
Kitabın sonu daha farklı bitebilirdi ama yine de sonlara doğru kitabın ritmi yükseldi .
Travmalar , iyileşme ,doğa-insan ilişkileri , arzular , ölüm ve yaşam, seçimlerimiz gibi konuların ekseninde harmanlanmış bir eser.
Filmini de izlerim belki
Kitaplarla kalın .
#nicholasevans #kitap#bookstagram Nicholas EvansAtlara Fısıldayan Adam