·299 syf.····Okunma: 13 Nisan 2026 14:28 Düşerken, kendinden kaçarken en çok kendine yakalandığını gösteren bir roman. Kitap, hayatın içinde savrulan ve birbirine yabancı iki insanın yollarının kesişmesini anlatıyor. İshak ve Jülide karakterleri aslında farklı şekillerde aynı şeyi yaşıyor: kendi ellerinde olmayan sebeplerden dolayı hayatın içinde sıkışıp kalmak.
İshak’ın annesiyle ilgili geçmişiyle yüzleşme sürecinde yaşadığı çelişki, gerçekleri öğrenmek istemesi ama aynı zamanda bundan korkması, benim için kitabın en etkileyici tarafıydı. Çünkü zaman zaman ben de hayatımda yüzleşmek istediğim şeyden aynı zamanda kaçmak istediğimi fark ettim. Bu durum bana, insanın bazen gerçeği bilmekten çok o gerçekle yaşamaktan korktuğunu, gerçeğin ağırlığını taşıyıp taşıyamayacağını tarttığını
düşündürdü. Bu duygulara rağmen İshak Jülide’nin de yardımıyla gerçeğe giden kapıya adım attı.
Yazar karakterlerin iç dünyasını, yaşadıkları çelişkili duyguları sade ve güçlü bir şekilde yansıtıyor. Karakterlerin birbirleri hakkında empati kurmaya çalışmaları ve kriz anlarında birbirleriyle diyalogları o anın hassasiyetini hissettirmede başarılıydı. Ancak bazı kısımlarda bu içsel yoğunluk okuyucuya sirayet ettiğinde tempoyu biraz yavaşlatabiliyor.
Kitap, kendi hayatından kaçarken aslında en çok da kendine yakalananlara…