Gönderi

İşte aradığım romantizm bu
9/10
·304 syf.··
2026 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2026 18:31
En sevdiğim olaylardan biri de hiç beklentiye sahip olmadan alıp okuduğum bir kitabı çok beğenmem ve etkilenmem. Özellikle de söz konusu kitap herhangi bir seriye ait olmayan, ince de diyebileceğimiz bir kitap olduğunda. Bir yandan da hiç sevmem aslında çünkü daha yarım kalmış gibi hisseder, daha fazlasını okumak isterim. Var Olduğun Gün benim için böyle bir kitap oldu. Hemen okuyup bitireceğim, beni eğlendirecek bir kitap olur diyerek aldım elime. Hemen okuyup bitirdim gerçekten de, burada öyle yazmasa da iki günde bitirdim ve o kadar beğendim ki. Kitabın olay örgüsü hakkında pek ayrıntılı bir şey diyemeyeceğim çünkü arka kapak yazısında kitabın içerisinde neler olduğu tam olarak yazmıyor. Şunları söyleyebilirim ki beni olay örgüsü hakkında çok rahatsız eden bir şey olmadı. Öyle sakin bir kurgu olduğunu söyleyemem, özellikle de bazı noktalarda ve son sayfalarda heyecan epey arttı ancak kitabın hiçbir zaman çok büyük bir doruk noktası olmuyor. Bu sonu için de geçerli. Böyle bir kurgunun öyle bir doruk noktasına kesinlikle ihtiyacı olduğunu da ben pek sanmıyorum. Yazarın oluşturduğu dünya oldukça hoşuma gitti benim. Her ne kadar gerçekçiliği oldukça düşük olsa da çok güzel bir distopya fikri bence ve kitapta çok güzel açıklanmıştı, kurallar ve sistemin işleyişi hoşuma gitti. Zaman zaman canımı gerçekten sıkan tek şey kitapta bir hamilelik durumu olmasıydı. Ana karakterde değil ancak yan karakterlerden birinde görüyoruz bunu. Hamile bir karakter olduğunda diğer tüm karakterler onun başında pervane oluyor, canım iyi misin, nasılsın, sen hamilesin şöyle yap, böyle yap, ona dikkat edin, ona söyle davranın... Bunlar benim canımı sıkıyor gerçekten de ancak yine de hamile olan karakterin kendisi ile bir sorunum yoktu, hatta gayet iyi bir karakterdi. Beni kurguya asıl bağlayan şey de tabii ki karakterlerdi. Kötü birkaç karakter dışında hepsini çok sevdim. Çok önemsiz gibi görünen karakterlerin bile arkasından ucuzu bir şey çıkabiliyordu ve ben o karakterlere de üzüldüm. Robot bir kedi vardı mesela, sahibi ona kötü davranıyordu, o kediye bile çok üzüldüm. Jelly, Choi Patron, Kim Dal sıkça gördüğümüz yan karakterler. Hepsi çok tatlı, özellikle de Kim Dal'ın dobra tavırları ve kararlılığı çok hoşuma gitti. Bu karakterler olmasaydı her şey çok daha farklı olurdu, tepetaklak giderdi de diyebilirim. Çok tatlı olmalarının yani sıra önemlileri de yani. Kalbimi fetheden asıl karakterler Ullim ve Mujae oldu ama... Onları o kadar o kadar o kadar sevdim ki. İlişkilerini o kadar sevdim ki. Ullim'in adalet arayışı, her konudaki kararlılığı ve geri adım atmayışı... Mujae ise tam bir kdrama erkeğiydi, HER ŞEYİYLE. Aslında genel olarak kitabı okurken kdrama izliyormuş gibi hissettim. Mujae'nin soğukkanlı tavırlarının yanı sıra Ullim ve diğerlerine olan sıcaklığı off çok tatlıydı. Ullim'i önemsediğini gösteren küçük büyük her bir hareketinde kalbimden vuruldum. Bir yandan da çok üzüldüm ona, sebebi spoilera gireceği için söyleyemiyorum maalesef. Bu kitapta romantizm yoktu ancak bir yandan da o kadar çok vardı ki. Nasıl bir romantizm sevdiğinize bağlı olarak ya sevmezsiniz ya da çok seversiniz. Diyorsanız ki ben karakterlerin birbirlerine olan sevgisini süslü cümlelerden, aşk dolu sahnelerden, temaslardan değil de birbirleri için yaptıkları küçük büyük şeylerden, bir bakışlarından, gülümsemelerinden, çok normal bir sohbet sırasında söyledikleri kelimelerden anlamak istiyorum; öyleyse alın bu kitabı okuyun. Çünkü bu kitaptaki romantizm tam olarak böyleydi ve ben. Bunun. İçin. Yaşıyorum. Karakterlerin geçmişlerini de okuyoruz aynı zamanda. Onları ve hikayelerini o kadar çok sevdim, ir yandan da o kadar çok üzüldüm ki içime işlediler sanki. Kitabın sonuna üç kere ağladım ben. Kendimi tutmasam hüngür hüngür giderdim. İlk bitirişimde ağladım, sakinleştikten sonra sonu tekrar okuyup ikinci kere ağladım, yine sakinleştikten sonra bir kere daha sonu okuyup üçüncü kere ağladım. Aslında ağlanacak bir sonu da yoktu. Bakış açınıza, nasıl düşündüğünüze göre değişiyor. Ben çok mutlu oldum ancak tek bir şey sebebiyle çok üzülüp ağladım. Benim gibi olanların sayısı da parmakla gösterilecek kadardır herhalde. Kitabın yazarıyla da tanıştım ve çok tatlı bir insandı. Kitabi okurken kendimi ona yakın hissetmiştim zaten, son sözü okuduğumda daha da yakın hissettim. Çekinmiyor olsam Snowglobe kitabını da hemen okur ve bu ayki kitap kulübüne katılırdım. Eğer olay odaklı, kdrama gibi hissettirecek, romantizmi yukarıda anlattığım şekilde işleyen, ağır olmayan bir bilimkurgu/distopya okumak istiyorsanız ben bu kitaba kefilim arkadaşlar. Alın ve okuyun.
Var Olduğun GünSoyoung Park · Yuzu Kitap · 2025174 okunma
··
182 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.