Gönderi

Hatamla Sev beni!
9/10
·440 syf.··
2026 11. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2026 09:09
Kitabın isminden çıkarım yaparak sadece uyurgezer bir annenin hayat hikayesini dinleyeceğimizi düşünüyoruz ama yanılıyoruz... 4 kuşak kadının -Şehnaz, annesi Ayhan Hanım, ananesi Hatice Şehbal ve ananesinin annesi delibozuk Esme- varoluş, direniş ve yaşama çabası bu hikaye. Şehnaz'ın yaşamı bir gece annesinin uyurgezer olması ile alt üst oluyor. Gerçi normal seyirinde giden bir hayat çizgisi de olduğu söylenemez . Ayhan Hanım:Kontrol delisi eskilerin saygı gören öğretmenlerinden bir anne figürü var önümüzde Koruyucu, kollayacı disiplinli ve kendi yaptığı hataları kızının yapmasını istemeyen, aynı zamanda geçmişte çok acı çekmiş annesini de tüm hataları ve bencilce diye düşündüğümüz tavırlarıyla kabullenmiş yalnız bırakmayı göze alamayan. Annesinin hayatının son anına kadar fedakarca yaşamını annesine adamış onu yalnız bırakmamış... Hatice Şehbal Tangut: Abartılı hayat hikayeleri paylaşmayı seven ki - onun da alt sebebini sonradan Öğreniyoruz- kendisini paşa kızı olarak lanse etmeyi ,yaşamadığı bir hayatın gösterişini yapmayı seven bir anane. Sayısız üvey babası olmuş ve babaları dahil mahallelerinde bulunan gözüm dönmüş sapıkların tecavüzüne uğramiş ve bu durumun kadınların hayatta kalmak icin ödediği bedel olarak düşünmüş ve kizini korumak toplumda var olabilmesi icin caba göstermiş fedakarlık yapmış ve karşılığında kızının okuyup hayatini kurtarmasini sağlamış. Esme : Hatice Şehbal'ın delibozuk olarak nitelendirilen annesi. ilk kocası öldükten sonra yaşamını devam ettirebilmek ve kızına bir yuva! sağlayabilmek için bir sürü evlilik yapmış hepsi talihsiz bir şekilde sona ermiş sefalet içinde yaşamışlar. Ve Şehnaz : Babasız büyüdüğü için eksikliğini hep hisseden, ananenin varlığından dolayı aralarında hep bir gölge gibi varoluşun düşünen ve bu yüzden hep daha eksik ilişki yaşadıklarını düşünen bir kız. Annesinin sebepsizce ananesine bu kadar katlanmasini ve fedarkarca yaklasmasini anlamsiz bulan ve alt sebepleri öğrendikçe kendisinin de bu döngüye girmesini garip bir şekilde kabullenen bir kadın. Anne ve anane tarafından hep karmayı bozup mutlu bir aile hayatı kuracağını düşündüğü Şehnaz ise ailenin talihsiz kaderini devam ettirip evli bir adama aşık olup hayatini ona adar. İlginç olan baska bir durum ise ailenin kadınlarının genetiksel olarak devam eden beyin tümörleri... her kadında farklı tepkilere sebep olmuş. Annesinin uyurgezer oldugunu öğrendiği ya da fark ettigi gece hayatından bir takım sırların olduğunu da öğrenir. Hayatını tepe taplak edecek bu sırları bir yanı öğrenmek istese de bir yanı uzak kalmayı tercih eder. Kendini hazır hissedemez ta ki annesi 2. Uyurgezerlik atağını yaşayıp baska gercekleri ortaya dokene kadar. Gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır... Ah! Şehnaz kalbime derin bir çizik attın, kanattın. Yeri geldi bu kadar da olmaz dedim ;kızdım, "yapma bunu kendine kızım, gururlu ol azcık" dedim ama aşkın karşısında eğilmeni bilincini yitirmeni de garipsemedim ve takdir ettim, mağdur duruşunun karşısında bazen ezik hissetmeni, bazen de dik kafalı tavırlarını, bu dik kafalı tavrının çok da uzun sürmeyişini,uyum moduna hızla geçişini, bazen masumluğuna ve savunmasızlığına sığınacak bir liman aramanı yalnız hissetmene rağmen hep güçlü durmayı bilmeni... Şimdi bile kabul görmeyen Toplumun norm yargılarına karşı o devirde aşkı için göğüsleme becerisi... Gerçi buna aşk denir mi bilmiyorum denirse de tek taraflı olduğunu düşünüyorum. Faydacı, erkek üstünlüğüne sahip bir ilişki... Daha çok köle mantığına uygun bence git deyince gidecek gel diyince gelecek... Yaranabilmek ve farkına varılmak ve belki de bu çabalarından dolayı takdir edildiğini görebilmek çabası. E. ye aşık olmasına karşın onu tüm kötü yönleriyle görebilmiş ve kabullenmiş Şehnaz... Çevresindeki tüm olumsuz bakış açılarını hiçe saymış hangi seviyeye geldiyse hepsi kendi emeklerinin eseri olmuş aslında kendi ayakları üstünde durabilen kendisini koruyup kollayacak bir erkek egemen duruşa ihtiyacı olmasa da duyduğu saplantı yüzünden hep E. ye karşı zayıf iradesiz davranmak zorunda kalmış Şehnaz... E. ise Kendini hep üstün tutmuş ,aşık olduğu diyemeceğim,kölesi olarak gördüğü bu akıllı becerikli kadından. Vazgeçememiş ama tamamen de hayatının iplerini teslim edememiş. Ben en çok E. nin eşi Eyşan tarafından bu durumu değerlendirdim. Bence herşeyin farkında ama o da E. den sebepsizce vazgeçemiyor. Belki Deli gibi aşık belki sadece bir statü durumu var ortada belki bulunduğu camianın etkisi belki de tamamen alışkanlık... Adı herneyse ne sadece Şehnazın varlığını değil diğer tüm kadınların varlığından haberdar tıpkı Şehnaz gibi peki neden tekmeyi vurmuyor?! Şehnaz da Eyşan da biraz E. nin vazgeçilmezlik hissini yaşamasına sebep oluyor mu?!Şunu düşünmeden edemedim acaba çevremizdeki bu megolamanları biz mi yaratıyoruz kendi ellerimizle? Sonuç olarak; 4 kuşak kadın da hep bir şekilde erkekler tarafından sömürülmüş, kullanılmış ve bir kenara atılmış. Karmayı bozamamışlar diyelim. İçlerinde belki en şanslısı Şehnaz en azından duygularını sonuna kadar yaşamış ve kim ne derci zihniyete kulak asmadan yoluna devam etmiş. İllaki pişmanlıkları var doyamadıkları ve kızgınlıkları ama iyi kileri daha fazla geldi bana...Çoğumuzun yadırgadığı bir durumun içerisinde- evli bir adamın sevgilisi hatta metresi konumunda -değer yargılarımızı yerle bir eden kabul görmediğimiz ağır sözlerle eleştirdiğimiz asla tasvip etmiyorum tabi ki ama hatalarıyla kabulleniyorum diyebilirim.
1000Kitap
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20266,9bin okunma
·
33 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.