Meltem Trubody’nin Gün Solgunu kitabı, olaylardan çok duygulara, karakterlerin iç dünyasına ve güçlü atmosferine odaklanan bir öykü kitabı. Hikâyelerde aile içindeki kırgınlıklar, geçmişten taşınan yaralar, anne-kız ilişkileri ve insanların içlerinde sessizce taşıdığı duygular oldukça gerçekçi bir şekilde anlatılmış. Karakterlerin sıradan ama derin hisleri kitabı daha etkileyici kılmış.
Eski evler, loş ortamlar ve sessiz sokaklar gibi detaylar da kitabın hüznünü çok güzel yansıtıyor. Yazarın dili sade ama güçlü; az cümleyle çok şey hissettirebiliyor. Özellikle bazı duyguları nesneler ve mekânlar üzerinden vermesi kitabın atmosferini daha da derinleştirmiş .
Açıkçası beni en çok etkileyen şey, kitabın günlük hayatta aile içinde yaşanabilecek olayları tüm gerçekliğiyle anlatması oldu. Hikâyeler o kadar hayatın içinden ki bazı yerlerde ister istemez okurken üzüldüm. Ben bu tarz, insanı duygusal olarak etkileyen ve fazla gerçek olduğu için insanın içini burkan kitapları okurken biraz zorlanıyorum.
Kitap edebi açıdan çok güçlü ve atmosfer olarak çok etkileyici. Yine de aile ilişkilerini, psikolojik derinliği ve gerçek hayat kesitlerini sevenler için etkileyici bir kitap olabilir.
Bazı kitaplar sadece okunup bitmiyor; içindeki duygular sayfalar kapandıktan sonra bile insanın içinde kalmaya devam ediyor. Gün Solgunu benim için tam olarak böyle bir kitaptı.