Hellooorrrriiiiii 🩵🩵
Hadi gelin sizi geçmişe götüreyim...
80’ler… 90’lar…
Sokaklar aynı, hala sıcak gibi görünen ama hayatlar ağır.
Hala o devirdede “Kız kısmı şöyle olur…” diye başlayan cümleler var şimdide ama
İşte tam da böyle bir zamanda büyüyor Cengiz çıkageliyor ve Dila çıkıyor karşısına.
Bir bakış… ve her şey değişiyor.
Cengiz ilk kez gerçekten hissediyor.
Ama aşk bazen yetmiyor…
Çünkü insanın peşini bırakmayan şeyler vardır mesela geçmiş gibi...
Cengiz’in babası…
Okumuş, avukat olmuş ama bir türlü sevgi ne demek bilememiş.
hikâye Cengiz’in hikayesi gibi görünüyor ama hayır sadece onun değil
Bu hikâyeye , kadınların hikayeside yazılmış.
Güllü Ana…
Her şeyi bilen ama susan.
Gülsen Hanım…
Her şeyi gören ama görmezden gelen içine atan susan...
Dila…
Artık susmayan en çok isyan eden en çok da o yaralanan.
Sayfalar ilerledikçe kendimize şu soruyu soruyoruz
“Ben olsam ne yapardım?”
her şeyi göze alıp gerçeği ortaya çıkarır mıydım?
Hikaye devam ediyor tamam artık güzel sona ulaşıcaklar diyorum ama
Necmi giriyor hikâyeye.Dila’yı delicesine seven bir adam.
Necmi kim mii ?
Cevabı satır aralarında...
Kitabı okurken okadar çok hüzünlendim ki kime üzeleceğimi bilemedim, hangisine daha çok üzülseydim bilemedim o yılları gözğmün önüne getirdim hangi zaman daha iyisiymiş bilemedim okuması çok keyifliydii....
Eğer sizinde yolunuz düşerse keyifli okumalar..