" Ya ben? Ben niçin uğraşıyorum peki? O an, gözyaşım bir hayal misali, her gece kırmızı kurdeleli kızı unutmak için masalardan düşürdüğüm okey taşlarının, iskambil kağıtlarının, tavla pullarının dağınık masalarına pıtır pıtır döküldü...
O sırada radyoda Emel Sayın hâlâ, Üzüldüğün şeye bak... derken, kimsenin derdinden hiç mi hiç anlamıyor, nedense bir türlü anlamak istemiyordu..."
Birbirinden nefis ve farklı öykülerin yer aldığı @resitgungorkalkan ın kaleminden #dünyadönergami̇çinde bir süredir bana eşlik ediyordu.
On bir öykünün yer aldığı kitapta olaydan çok insan, insana dair duygular, hissettikleri, suskunlukları ve yarım kalmışlıkları ön planda.
Öykülerde kelimeler ile oynayan, onlarla adeta dans eden yazar , betimlemeler, sade dil ve etkileyici anlatımı ile ilk öyküden okuyucuyu kendine bağlıyor.
Kitabı okurken Anadolu halkının suskunluğu ile konuşmasını, bakışı ile kelimelerin ötesine geçen anlatışını hissettim. Her anlatılan gözümde canlanırken o ortamın kendine has kokusunu duyabildim.