·352 syf.····Okunma: 07 Nisan 2026 22:13 •Merhaba arkadaşlar,
Bugün size çok güzel bir kitap önerisi ile geldim o kadar severek okudum ki yeri geldi güldüm, yeri geldi duygulandım. Yazardan okuduğum ilk kitap oldu ama kesinlikle son olmayacak sonraki eserlerini sabırsızlıkla beklediğim kalemler arasına girdi bile.
•Hikayemizin ana karakteri Atlas, annesi ve babasının ayrılığından sonra babaannesi Peri ile yaşamaya başlar. Babaannesi Peri’yi gerçekten çok sevdim ve sanırım aralarındaki o güzel ilişkiyi biraz da kıskandım :) Atlas yirmi sekiz yaşına geldiğinde bir intihar girişiminde bulunur ama istediği gibi ölmez derin bir komaya girer bu esnada babaannesi ile çocukluğundan beri hayalinde kurduğu karakterler karşısına çıkar bu karakterlerin hepsinin hikayesi yarım kalmıştır ve tek bir istekleri vardır hikayelerinin tamamlanması. Bu yolculukta Atlas’a eşlik eden ise Hıbılık adında, kırmızı şapkalı, üç gözlü siyah bir kedidir. Şimdiye kadar yarım bıraktığı tüm hikayeler bir dolabın içinde onu bekler. Dolaptan çıkan ilk hikaye ise var olmaya çalışan bir karanlığın, Solbris’in hikayesidir. Bu karanlıkla savaşacak olanlar ise Şövalye Mutlu, Mert, Feride ve Fikret ve diğerleri olur.
•Bu karanlığın ortaya çıkmasına aslında Sarıkız’ın yaşadığı köydeki insanların ona karşı tutumları, yalanları ve iftiraları sebep olur. Sarıkız, herkese iyilikle yaklaşan merhametli biriyken, onu kıskanan Zeynep gibi insanların attığı iftiralar babası tarafından ölümüne yol açar. Kötülük böylece doğar ve buna sebep olan köy halkı hiç beklemedikleri bir gecede hiç beklemedikleri ölümler ile yok olur.
•Solbris’in güçlenmesi için ise insanların taze anılarına, hafızalarına ihtiyacı vardır bunun için kimsesizlerin getirildiği bir tesis inşa eder. Feride bir gün her şeyi yeniden hatırlamaya başlayana kadar Solbris bu anılarla beslenir. Feride’nin hatırlayışıyla olayların seyri değişir ve hep birlikte bu karanlığı yenmeye çalışırlar.
•Bundan sonrası tehlikeli ve heyecanlı bir macera olarak ilerler her sayfasında ayrı bir heyecan gizliydi karakterleri tanıdıkça hepsini uzun zamandır tanıyormuşum hissine kapıldım. Bu türde okuduğum en güzel kitaplardan biriydi. Özellikle Hıbılık’ın ara ara söze girip Atlas ile konuşması, hikayeye dair yaptığı yorumlar çok güzeldi çoğu zaman aklımdan geçenleri dile getirdi. Şimdi bu serinin devamını heyecanla bekliyorum ve sizlere de okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum.