Boris Hessen’in “Newton’ın Principia’sının Toplumsal ve İktisadi Kökleri” adlı çalışmasında; Isaac Newton’un bilimsel başarıları yalnızca bireysel dehasıyla açıklanamayacağı bu başarıların 17. yüzyıl İngiltere’sinin ekonomik, toplumsal ve teknik ihtiyaçlarının ürünü olduğu vurgulanır.
Bu yaklaşım klasik “büyük adamlar tarihi” anlayışına karşı çıkar. Newton artık gökten düşmüş bir dahi değil; erken kapitalist toplumun ihtiyaçlarına cevap veren bir düşünürdür.
Hessen’in çalışması, bilim tarihine Marksist bir yöntem uygular. Bilimi “tarafsız” ve “bağımsız” bir alan olarak görmez, onu üretim ilişkileri, sınıf yapısı ve ekonomik ihtiyaçlarla ilişkilendirir. Bilimsel teorilerin bile tarihsel olarak şekillendiğini savunur.
Bu açıdan eser, bilim tarihini sosyolojik ve ekonomik temeller üzerinden okur.
Newton Fiziğinin Toplumsal Kökenleri arasında deniz ulaşımının artan önemi, savaş sırasında top mermilerinin kullanımının artması ve madenciliğin gelişmesi gerekliliği sayılabilir. Newton’un fiziği, bu teknik sorunların teorik çözümü için hareket yasaları, yerçekimi ilkeleri ortaya koydu.
Hessen’in iddiası Newton’un bilimi, yükselen burjuva sınıfının ihtiyaçlarına cevap verdiği yönündedir. Hessen bilimi insanileştirerek
Newton’u ulaşılmaz bir figür olmaktan çıkarır,
onu tarihsel bağlama yerleştirir.
Metin açıkça Marksisttir.
Bilim mi toplumu şekillendirir, yoksa toplum mu bilimi? Toplum belirleyicidir. Bu yaklaşım, bilim sosyolojisi, bilim felsefesi alanlarında büyük etkiler yaratmıştır. Bilim tarihine eleştirel ve materyalist bir bakış kazandırır.
Newton’u mitolojik bir figür olmaktan çıkarır
Bilimin toplumsal bağlarını görünür hale getirir.