Spoiler içerir
Kusursuz Çocuk ile birlikte Freida McFadden okumalarımda üçüncü kitaba ulaştım. Daha önce Sakın Yalan Söyleme ve D Koğuşu ile tanıştığım yazarın tarzını artık az çok biliyor olarak başladım bu kitaba.
Hatta baştan şunu diyerek girdim hikâyeye: “Katil Liam değil… ama o zaman kim?”
Hakkını teslim edelim önce, kitap kendini hızlı okutuyor. Yazarın dili akıcı, hikâye sürükleyici ve merak duygusu her zamanki gibi diri. Elinizden bırakmadan okuyorsunuz yine. Ama…
Bu kez o “ters köşe” hissi bende tam karşılığını bulmadı.
Sanki bu kitapta sürpriz son, doğal akışında gelişmek yerine biraz zorlanmış gibi geldi. Kurgunun yönü değiştirilerek yapılmış bir şaşırtma hissi vardı. Ve en önemlisi, finalde katilin kim olduğunu öğrendiğimde, önceki kitaplarda olduğu gibi parçalar zihnimde yerine tam oturmadı. Bir şeyler eksik, biraz havada kaldı.
Belki de bu yüzden bu kitapta o klasik “herkesten şüphelenme” hissini yaşayamadım. Tylor’dan da, Aidan’dan da içimden bir ses hiç şüphe duymadı.
Sanki biraz aceleye getirilmiş ya da şaşırtıcı ters köşe bir son kaygısı fazla güdülerek yazılmış bir kitap gibi geldi bana. Açıkçası yazarın okuduğum diğer kitaplarını çok beğendiğim için biraz hayal kırıklığı yaşadım bu kitabı okurken.
D Koğuşu’nda hikaye ters köşe bittikten sonra bile “hikâye aslında yeni başlıyor” hissi beni çok etkilemişti. Oradaki o tamamlanmamışlık hissi güçlü ve bilinçliydi. Ama burada aynı etkiyi maalesef alamadım. Hatta o “daha bitmedi” mesajı bu kez bende biraz itici bir his bıraktı.
Kötü bir kitap mı? Kesinlikle değil. Ama beklentimin altında kaldı diyebilirim.
Belki de sebebi, yazardan yakın zamanda üç kitap okumak. Bu şekilde, o sürpriz etkisi biraz kayboluyor. Sanırım biraz ara verip, tarzını özledikten sonra tekrar okumak çok daha keyifli olacak.
Sizler okudunuz mu, beğendiniz mi ? Kusursuz ÇocukFreida McFadden