Bir eğitimci olarak kendimi hiç bu kadar çaresiz hissetmemiştim. Konuşacak çok şey var ama biliyorum ki konuşmanın da faydası yok. Sadece susarak kendi içimi kemirebiliyorum.
Duygu ve Düşünce
··1 alıntı·
1 +1'leme
·
11,5bin Gösterim
18 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Durum hiç dışardan göründüğü gibi değil maalesef öyle bir olay ki içler acısı. İçim kan ağlıyor öyle böyle değil o çocukların canı öğretmenlerin kanı ne bileyim çok zor çok...
Oguzhan
Gönderi Sahibi
Tarifi olmayan bir acı. Hiçbir kelime duygulara denk gelmiyor.
Çaresiz değiliz inşallah ama topyekün ülkemizi baştan aşağı iyileştirmek için çok çalışmaya ve birbirimizi koruyucu sosyal ilişkilerle kuşatmaya ihtiyacımız var. Vefat eden yavrularımız için artık bişey yapamayız ama tekrar etmemesi için kendimizi toparlayıp iyiyi ve güzeli bu toplumun bağrına nakşetmemiz gerek. Siz eğitimcilere ve diğer mesleklerden hepimize bu konuda çok iş düşüyor. İşe susmayarak başlamalı.
Oguzhan
Gönderi Sahibi
Çok konuşup çare bulamadıkça insan çaresizce susup kendine kızmaya başlıyor.
Bir insan kendi celladını yetiştirir mi düşündükçe hepimizin içi daralıyor
Oguzhan
Gönderi Sahibi
O silahlar nasıl oluyor da gencecik canlarımıza ve o canları güzel günlere hazırlayan öğretmenlere doğrulur? Şaşmamak elde değil.
Öğretmenlik kutsal bi meslek.. ama öğretmeni saygın gördükleri noktadan aldılar yerin yedi kat altına soktular. Şimdi bu haberleri gören çocuklar nasıl ben öğretmen olup birilerinin hayatına dokunmak istiyorum diyecekler? Bu eğitim sistemini ne zaman düzeltecekler? Ne zaman suç işleyene yaşına bakılmaksızın ceza verilecek? 15 yaşındaki çocukta suç işlediyse cezasını çekmeli diye düşünüyorum. Bazı insanlar düz kötüdür.
Oguzhan
Gönderi Sahibi
Her açıdan çözümüne kavuşturulması gereken bir konu topyekûn güçle hallolur ancak
Ben de bir eğitimci olarak inanın okula dahi gitmek istemiyorum. Ya bizim başımıza da gelirse diye mi bekleyeceğiz. Bir insanın canı bu kadar basit olmamalı.
Oguzhan
Gönderi Sahibi
Hem canımız öğrenciler hem de kendimiz için üzülmekteyiz.
Reklam
30 yaşındayım. Bizim dönemimizde öğretmenin yaptığı ağır (taciz, dayak) durumları şikayet ettiğimizde öğretmenler atılmaz, üstüne bizi suçlu hissettirip özür diletirlerdi. Şu an tam tersi öğrencilerde var. Hayır, neden dengeyi kuramıyoruz? Neden gerçekten haklıyı haksızı ayırt edemiyoruz? Neden sürekli birilerinin canı yanıyor?
Oguzhan
Gönderi Sahibi
Size yapılan yanlışların mantıklı hiçbir gerekçesi olmaz. Hiçbir öğretmenin öğrencisine şiddet ve dokunması asla kabul edilemez. Ama eğitiminde gün geçtikçe önemini kaybetmesi de artık üzücü olmaktan çıktı. Vicdanı olan herkes toplumun tekrar düzeltilmesi için çaba göstermeli.
Bir kere konuşmayı ve duruş almayı dene olur bir şeyler.