Kuşlar da Gitti kitabı yoğun ve anlamı derinlikli bir eser. Dolu bir kafayla okunması zor çünkü bahsedilen konular çeşitli metaforları içeriyor. Kitabın konusu aslında üç arkadaşın geçimlerini sağlamak için göçmen kuşları satmasına dayanıyor fakat bu kuşları yakalaması veya bulması ayrı bir dert satmaları ayrı bir dert. Öyle ki ekmek parası kazanabilmek kendilerini kahrediyorlar. Kitap boyunca kuşların özgürlüğün doğallığın ve saf yaşamın sembolü olduğunu görüyoruz. Onları kafeslere hapsetmek isteyen şehir insanı ise tüketim hırsı ve acımasızlığı karşımıza çıkıyor.
Kitapta sevmediğim tek kısım bu adamların kendi aralarındaki bel altı sohbetleriydi. Tamam doğallık katmak istemiş yazar ama ben bunları okumak istemezdim açıkcası, bu kısımları çok cinsiyetçi buldu. Bunun dışında kısa ve sade bir kitaptı ancak üzerine düşünülmesi gereken kısımlar mevcuttu.