·48 syf.····Okunma: 05 Nisan 2026 00:00 Her şey bir rüya ile başlar. Simon her gece aynı sahnede uyanır; ona yabancı bir geçmişten anlamını bilmediği bir öfke taşır. Gündüz Paris'te karşılaştığı tuhaf bir kadın, gerçeği fısıldar: Simon, Milarepa'nın amcasının reenkarnasyonudur.
(Arka kapak yazısı)
Kitapta, günümüzden Simon’un hikâyesiyle, geçmişte yaşamış Milarepa’nın hayatı iç içe geçiyor. Milarepa’nın kötülükten iyiliğe dönüşmesi ve Simon’un kendi iç karmaşası... Yani bir nevi geçmiş ve bugün iç içe geçiyor diyebilirim.
Ben okurken başta biraz kafa karışıklığı yaşadım ama sonra parçalar birleşince anlam kazandı. Özellikle o geçmiş–şimdi bağlantısı hoşuma gitti.
Yazar Eric-Emmanuel Schmitt’in dili bana çok akıcı geliyor. Bu kitabından önce dört kitabını daha okumuştum; onları da beğenmiştim, bu kitabını da beğendim. Yazar kitaplarını çok sade bir dille yazıyor ama anlattıkları oldukça derin. Yani okuması kolay ama düşündürdüğü şeyler derin oluyor.
Genel olarak kitap bana şunu hissettirdi:
İnsan geçmişinden kaçamaz ama belki onunla yüzleşip değişebilir. Kitap kısa olmasına rağmen bence akılda bir şeyler bırakıyor.
Not;
Bu kitap, Görünmeyen Döngü serisinden birisidir. Görünmeyen Döngü serisi, birbirinden bağımsız romanlardan oluşmakla birlikte ortak bir temayı paylaşır. Serideki kitaplara bakarsak: MİLAREPA Tibet Budizmini, MÖSYÖ VE İBRAHİM VE KURAN'IN ÇİÇEKLERİ İslamiyeti özellikle tasavvufu, OSCAR VE PEMBELİ MELEĞİ Hıristiyanlığı, NUH'UN ÇOCUKLARI Museviliği, ŞİŞMANLAYAMAYAN SUMOCU Zen Budizmini, BAYAN MİNG'in HİÇ OLMAYAN ON ÇOCUĞU Konfüçyüsçülüğü, MADAM PYLİNSKA VE CHOPİN'İN SIRRI ise müziğin ruhla kurduğu ilişkiyi merkeze alır. FELİX VE GÖRÜNMEZ KAYNAK'ta ise Animist düşünce işlenir.
(Kitabın ön sayfasından...)