Huzurumuz, alışageldiğimiz düzen bozulmasın diye neleri görmezden geliyoruz, neleri sineye çekiyoruz, nelere ses çıkarmıyoruz, ne kadar hareketsiz kılıyor bizi bu konfor alanı, huzurlu saydığımız yaşamlarımız. Kafama balyoz yemiş gibi oldum. Kitapta bahsedilen olay çok uç. Buna da ses çıkarmazsak delilik olur. Ama işte olay, o insanı delirten, yok artık buna da nasıl sessiz kalırsınız diye düşündüren kısmı olmadı benim için. Ben hepimizin tek bir huzur anı için neleri görmezden geldiğimizi gördüm bu kitapta. Ve bu beni çok rahatsız etti. Rahatsız olduğum durum kitapta bunu görmek de değil, kendimle yüzleşmem. İnsanın kendi konforu için görmezden, duymazdan geldikleri. Çok düşündüm kitap bittiğinde, tokat gibi çarptı. Dediğim gibi kurgudaki olaydan bağımsız konuşuyorum.
Konu ile ilgili bir şey yazmayacağım. Dağıttı beni. Şunu söyleyebilirim yalnızca, başlarda karakterlerin iç sesleri uzun ve sıkıcı gelebilir. Ama o iç sesleri kendinizi vererek okursanız çok anlamlı çıkarımlar yaparsınız. Başladığımda başlarda sıkıldım ama kitap bittiğinde serseme döndüm. Yine hatırlatayım konudan bağımsız insanoğlunun genel hali olarak, yani bütün olarak baktım anlatınlara ve ben ne okudum böyle dedirtti.
Kesinlikle tavsiyemdir