Gönderi

Hz. Peygamberin ümmîliği
Kur'an'da Hz. Peygamber'in ümmîliğinin "Eğer okuryazar olsaydın batıla uyanlar şüpheye düşerdi." şeklindeki ifadesi Hz. Peygamber'in okuma yazma bilmemesinde ilahi bir müdahaleyi hissettirir. Çünkü fesahatte ve belagatta zirvede bulunan bir topluma bir ümmînin muciz olan Kur'an'ı getirmesi, Kur'an'ın Onun tarafından uydurulduğu iddiasını bertaraf edip onu nübüvvetinin sıhhatine bir gösterge yapar. Eğer Hz. Peygamber okuma yazma bilseydi Kur'an'ın beşer sözü olduğunu iddia etmek daha kolay olacaktı. Bu sebeple normal bir kişi için bir kusur sayılabilecek olan ümmîlik Hz. Peygamber'in bir fazileti ve nübüvvetinin en büyük alametlerinden biri sayılmıştır
Sayfa 65·Kitabı okudu
Alıntı
·
298 Gösterim
2 Yorum
Ankebut 48 deki Bu ayet Hz. Muhammed'in Kur'an'dan önce herhangi bir ilahî metin okumadığını göstermektedir. Kasas 28:86 ve Şûrâ 42:52'de verilen bilgiler de bunun delilidir. Demek ki buradaki mesaj Hz. Muhammed'in okuma-yazma bilmediğiyle ilgili değil, dini metinlerle içli dışlı olmak anlamında entelektüel bir din meşguliyetine sahip olmamasıyla ilişkilidir. Hz. Muhammed'in ümmiliği de onun kitap ehlinden olmaması, Tevrat'ı bilmemesi ve Mekkeli oluşu demektir; konunun okuma-yazma bilmemeyle herhangi bir ilişkisi olamaz.
Mesele sadece Tevrat okumadı değil. Ankebut 48’de açıkça okumuyordun ile birlikte elinle yazmıyordun da deniliyor. Yani ayet hem okumayı hem yazmayı birlikte vurguluyor. Eğer sadece kitap ehli değildi denmek istenseydi, yazma fiilinin ayrıca zikredilmesine gerek olmazdı. Ümmî kelimesi de klasik tefsirlerde hem kitap ehli olmamak hem de okuryazar olmamak anlamlarını birlikte taşır. Bu yüzden konuyu sadece entelektüel dinî birikim yoktu şeklinde daraltmak ayetin bütünlüğünü eksik okumaltır.
15 yanıtı göster
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.