"Çoğu zaman bazı şeyler tekrarlansın istenir; kaçan bir anı yeniden yaşamak, eksik kalmış bir hareket ya da ağızdan çıkmamış bir söze geri dönmek istenir; boğazda düğümlenip kalan sesler, cesaret edilemeyen okşamalar, sonsuza kadar kaybolan o göğüs sıkışması yeniden yakalanmaya çalışılır."
"Çalışma olmadan yetenek bir hiçtir."
" işin aslı, acıdan başka bir şey yok ve bizler, yakında yok olacağımızı yabancı kollarda unutmaya çalışıyoruz."
#ayselbora çevirisiyle okuduğum
#savaşlarıkrallarıvefillerianlatonlara bir süredir masamda anlatılmayı bekleyenlerden...
Buzlu bir camın ardından okumadım da izledim gibi bir hisle kapattım kitabın kapağını çünkü. Ne desem eksik kalacak gibi his var içimde.
16.yy'ın ilk çeyreğinde Sultan II.Bayezid'in Haliç üzerine yapılacak köprü projesi için Da Vinci yerine heyketraş Michelangelo'yu tercih edilmesi ile başlar benim de zihin şenliğim. Zira tarihi gerçekler (ya da gerçekliği varsayılan) üzerinden ilerleyen kurgular en sevdiğim.
Papa II. Julius ile de problem yaşayan Michelangelo Italya'dan Osmanlı başkentine rönesans esintisiyle gelir.
Yazar #mathiasenard tercüman Manuel ve şair Mesihi üzerinden kurgunun rotasını edebiyata çevirir...
Aşk ve meşk de süzülmeye başlarken kitaptan imbik misali bizler de devrin İstanbul'unda adımlıyoruz satırlar aracılığıyla. Zaman geliyor entrikalardan hayıflanıyoruz.
Rivayetler #Michelangelo 'nun gelmediği yönünde ki zaten yazar da kitabın sonundaki notlar kısmında açıklıyor gerçeklik taşıyan kısımları.
Köprü Haliç'in iki yanını birleştirme amacı taşıyor ama gönlümde Avrupa ve Osmanlı diyalogu olarak gelişti olaylar.
#tavsiyekitap