Puan vermedi·208 syf.····Okunma: 05 Aralık 2025 20:39 “Bahçıvan ve Ölüm” benim için sadece bir kitap olmadı; çok kişisel bir yere dokundu. İki yıl önce babamı uzun bir hastalık sürecinin ardından kaybettim ve bu kitabı okurken o günlere o duygulara yeniden döndüm. Sayfalar ilerledikçe sadece bir hikayeyi değil, kendi içimde hâlâ konuşamadığım vedaları da okudum sanki.
“Ölümden kaçamazsın; bazen ondan kaçtığını sanırken, aslında ona doğru yürürsün.”
Bence bu cümle kitabın en sarsıcı gerçeğini çok yalın bir şekilde anlatıyor. Kaçmaya çalıştığımız şeyin hayatın en değişmez gerçeği olduğunu yüzümüze vuruyor.
Kitap, ölüm gerçeğini sade ama bir o kadar da derin bir şekilde işliyor. Kaçınılmaz olanla yüzleşmeyi, insanın içindeki çaresizliği ve kabullenişi öyle güçlü hissettiriyor ki bazı yerlerde durup nefes almak zorunda kaldım. Çok ağladım… ama bu gözyaşları sadece üzüntüden değildi biraz da anlama, kabullenme ve hatırlama duygusuydu.
Benim için bu kitap, kaybın sadece acıdan ibaret olmadığını, aynı zamanda sevginin ne kadar derin olduğunu da hatırlattı. Babamı düşündüm, onun bahçesini onun çiçeklerini ,onunla geçen zamanları düşündüm…
Eğer bir kayıp yaşadıysanız, bu kitap size ağır gelebilir ama bir o kadar da içten ve gerçek bir yerden dokunuyor. Babam bir bahçıvandı şimdi bir bahçe