KALP SONUNU KENDİ SEÇER
Yazarı: Payell
Yayınevi: Parola
Sayfa Sayısı: 496
Merhaba. Payell'den yine güzel bir kitabın yorumuna başlıyoruz...
Ruken Kara; Turgut Kara'nın tekne kazıntısı, Karahan'ın son sabır testi, ablalarının küçük kardeşi Nazlı'nın minnak görümcesi... 28 yaşında teknoloji şirketinin ceosu aynı zamanda MİT için çalışan bir mühendis. Kenan isminde bir sevgilisi var çoğunluğu arkadaş olarak geçirdikleri yılları ile uzatmaların oynandığı bir dönemdeler.
Oğuzhan Kara; Vatan için çalışan bir diplomat, MİT çalışanı aynı zamanda dünyaca ünlü bir şirketin gölgeler arasındaki sahibi. Hayatta sahip olduğu iki canlı onun dünyasıdır. Annesi ve kızı Leyla dışında hayatında bir kadın yoktur. Rusya da görevde iken çözülmeye yakın iken Türkiye ile iletişime geçer ve ülkeye temelli dönüş yapar.
Ruken yıllar önce yurtdışına gitmesine izin verdiği Kenan'ın ülkeye dönmesi ile bir ilişki için adım atmaya karar verdikleri sırada MİT'ten gelen haber ile kendisini Ankara'da bulur. Görev süresince Oğuzhan Kara isimli mühendis ile aynı evde kalıp S400 lerin kodlarını yazacaktır. Bu süreçte Kenan'dan uzak kalması en çok abisi Karahan'ı memnun eder. Karahan'a göre Kenan kardeşini gerçekte sevmemektedir. Kadın erkek ilişkisinden çok arkadaş olarak takıldıkları için durumu kavrayamadıklarını fark etmiştir. Kardeşinin üzülmesini istemez. Ha bu arada Ruken görev içeriğini sakladığı için abisi Oğuzhan'ı bilmiyor.
Kod yazım aşamalarında birbirlerinin karakterlerinden hoşlanmaya başlarlar. Ruken, Kenan için kendini Oğuzhan'dan uzak tutar, Oğuzhan ise Kenan'ın sevgilisi olduğunu düşündüğü için Ruken'e gitmez.
Kenan ise Ruken'in Ankara'dan gitmesi ile kendini aile şirketindeki işlere verir. Bu sırada ortak iş yaptıkları bir kadın dikkatini çeker. Hazal; Ruken'in yılın başarılı ceo ödülündeki rakibidir, Ruken ilk sırada yer alırken o ikinci sırada yer alır. Kader bu ya... Kenan ile Hazal'ın yolları kesişir ve birbirlerinden etkilenirler. Hazal Ruken'den dolayı kendini geri çeker iken Kenan ise Ruken ile arasındaki bilinmezliği bitirmek için kendini Ankara'da bulur. Ve kesin olarak ayrılırlar. Burada Ruken'in kurduğu cümlelere üzüldüm. Ama sonra Oğuzhancığım o kadar iyi geldi ki Ruken'e. Giden gittiği yerde mutlu olurken Ruken ise Oğuzhan ile yeni bir yola girer.
Oğuzhan, Kara ailesine damat olarak girmeye çalışırken Karahan ile atışmaları o kadar gerçekçi ki. Bir abiden beklentim sanırım Karahan. Kardeşleri için en güzelini isteyen adam..
Kitap çok güzel... Okumak isteyenler için Payell kitapları bence ilk sıralarda yer almalı.
Kitaptan Alıntılar
*Hazal ne kadar kendisinden hoşnut değilse, Oğuzhan da bir o kadar haklıydı. "Merhaba da mı demeyeceğim?"
"Uzaktan selam ver, elini tutmanı istemiyorum. O benim için herhangi bir adam değil. Üzgünüm ama bu hiç değişmeyecek. Her şeyi bir yana alsam bile, Ankara'da o evde iki kilometre yolu topuklu ayakkabıyla yürüyüp, tam beş saat hiç kalkmadan gökyüzünü izlediğini asla unutmayacağım. Gözlerimin içine baka baka ben sevilmeyecek kadar değersiz miyim, aynı adam tarafından iki kez terk edilecek kadın mıyım dediğini de unutmayacağım. Bunlar ondan nefret etmeme yetti de arttı. İnsanların tanışmalarında ilk izlenimler önemlidir. Haklı veya haksız o bende nefreti uyandırdı."
Başparmağı adamın çenesindeki gamzeye ulaşırken o günü anımsadı. Kalbinin ritmi Oğuzhan'dı. Yine de bu, o günkü hissi değiştirmiyordu. "Aynısını ben de ona yaptım."
"Ama o bunu bilmiyor, bilmeyecek de. Ve bilse bile o günkü hissi tadamaz. Asla senin hissettiklerini anlamayacak çünkü o, şu an aşkın Nirvana'sında. Oradan inip o günü göremeyecek. Basit birkaç sözcükle öteleyecek, bir süre sonra aklına bile gelmeyecek ama ben asla unutmayacağım." Koltukta doğruldu. Sımsıkı sardığı kadının üzgün göz bebeklerine baktı. "O benim kadınımı ağlattı. Ondan nefret ediyorum."
*"Sen neredeysen, evim orası."
"Seni sevmemin pek çok nedeni var, bunlardan bir tanesi de beni, benim arzuladığım gibi seviyor olman."
"Seni, senin istediğin gibi sevmiyorum Ruken, seni içimden geldiği gibi seviyorum. Ve ben buna bile âşık bir adamım."
* "Nereye gidiyoruz?"
"Beyoğlu, Seyit babanın yeri, bilir misin Deli Seyit'i."
"Kim dedin, Deli Seyit mi? Ruken o kabadayı değil mi?"
"Ta kendisi, severiz birbirimizi." Yüzünün şekli değişen Hazal'a bakıp kahkaha attı. "Ne o, korktun mu?"
Hazal, Ruken'i baştan ayağa süzdü. "Sen gerçekte kimsin?"
"Hiç. Turgut Kara'nın kızı, Vedat Çelebi'nin iki numaralı baldızı, birincisi Ayşem Karacadağlı. Vural Aras'ın en iyi arkadaşı, Asilkan Tekno'nun CEO'su, Atabey Otelleri'nin dörtte bir sahibi, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir askeri, abisinin ballı lokumu ve son beşiği... Daha sayarım ama yeter gibi."
Usulca arkasına yaslandı Hazal. "Yeterli. Seninle ters düşmemeye dikkat etmeliyiz."
"Ha," dedi Ruken. "Unuttum bak, tüm bunların en başında ben bir Kara kadınıyım, en önemlisi bu." Göz ucuyla yanındaki kadına baktı, yüzünde çarpık bir gülüş vardı. "Korkma kız."
Kalp Sonunu Kendi SeçerPayelll