İktidarın değişmesi tek başına kurtuluş değildir; sistem sorgulanmadıkça yeni gelenler, eleştirdikleri düzeni başka bir biçimde yeniden üretir. Türkiye’de de tartışma çoğu zaman “kim yönetecek” sorusuna sıkışıyor; oysa asıl mesele, gücün nasıl sınırlandığı, nasıl denetlendiği ve toplumun buna ne kadar müdahil olduğudur. Bu sorgulama yapılmadığında değişen sadece aktörler olur; yöntemler, alışkanlıklar ve güç ilişkileri büyük ölçüde aynı kalır ve hatta zamanla daha da sertleşebilir..