Gönderi

Puan vermedi·376 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2026 21:28
Bu orijinal kitabı daha çok kişinin okuması gerekiyor!! Hak ettiği bundan fazlası. Benim sosyal medyada takip ettiğim ve gördüğüm kişilere dayanarak söylüyorum bu kitap ilk çıktığı zamanlar herkes merak ediyordu ancak sonradan kimse eline alıp okumadı. İnanılmaz tutarlı bir olay örgüsü var, kitabın sonunda bazı parçalar yerine tam anlamıyla oturuyor. Sahneler ipuçları ve ince işlenmiş detaylarla dolu, alıntıların paralelliğini kitap bittikten sonra fark ediyorsunuz ve o paralellikler sizi bir yerlerden vuruyor. Açıkçası birkaç noktayı doğru tahmin etmiştim (gurur) fakat asıl olay tahmin etmediğim kısımda gibi geldi, bir de bazen kitaplarda ne olduğu değil de nasıl olduğu daha ilginç, daha şaşırtıcı olabiliyor: Yüzen Dünya'da da böyleydi. Ben sadece ne olacağını biliyordum ama bu şekilde gelişeceğini, yazarın olayları böyle bağlayacağını asla tahmin edemezdim. Sonuç olarak bazı şeyler belli de olsa okuma keyfimi çok etkilemedi. Aksiyon sahnelerini kesinlikle övmeliyiz. Yazar'ın kalemi aşırı sanatsal değil belki ama kesinlikle vurucu. Çoğu aksiyon sahnesi film sahnesi gibi hızlı, hani bir karakter başka bir karakterin önündedir bir an sonra aniden arkasında görürüz ya onu filmlerde, işte kitaptaki sahneler de böyle. Gözümde çok kolay canlandı, dahası yazar "aniden", "hızlı bir şekilde", "her şey bir anda oldu" gibi ifadeleri kullanmadan o sahnenin hızlı olduğunu size gösteriyor. Buna bayıldım, bildiğim kadarıyla yazarın ilk fantastik kitabı: bu bakımdan yolunun açık olduğunu düşünüyorum. Tabii çevirmen de iyi iş çıkarmış, böyle bir yazım dilini Türkçeye güzel kazandırmış. Birkaç hatası var elbette, mesela Jaeil'in, Sekizinci Birlikte birlikte görev almıştık, cümlesinde Birlikte ve birliktenin arka arkaya kullanılması göze de kulağa da hoş gelmiyor bunun yerine, Sekizinci Birlikte beraber görev yapmıştık, cümlesi daha uygun. Ancak genel olarak iyi bir çevirisi var. Aynı zamanda ben 3.kişi anlatımı yani yazarın ağzından anlatımı ve aynı olay örgüsünü farklı mekanlardan takip etmeye bayılırım ama son zamanlarda yeni çıkan fantastiklerde böyle şeyler görmemeye alışmıştım fakat Yüzen Dünya'da ikisi de var! Tolkien dışında bir yazardan bu tarz okudum uzun zaman sonra, iyi geldi gerçi farklı mekanlar kafa karıştırıcı olabiliyor ama kafamı karıştırmasını bile seviyorum. Ren ve Sunho'yu gerçekten çok sevdim. Sunho kitabın başında hafızasını kaybetmiş bir halde yani kendisi hakkında pek bir şey bilmiyoruz ama onun hakkında çok şey bilmeden de bağlandım ona. Yüreğini, insanlığını, ruhunu ve duygularını yitirmemişti sadece hafızasını yitirmişti çünkü. Bu çok iyi hissettirilmiş. Sonra Ren bir gösteri sanatçısı, bu kimliğini bir kenara bırakıp yolculuğa çıkıyor ancak bu kimlik onun bir parçası ve mesleğinin getirilerini çok iyi avantajlara çeviriyor kitap boyunca. Bu da gösteri sanatçılığını sadece karakterin hakkında bir bilgi ve geçmişinin parçası olmaktan çıkarıyor. Aralarında ilişki de geçti bana, çok sevimliler yaa. Aslında en başta biraz hızlı oldu diye düşündüm ama sonra şöyle bir bağlama bakınca ikna oldum. Onların olduğu bir tarz yolculukta ben olsaydım, günlerce yalnız yolculuk etseydim muhtemelen ben de yolumun kesiştiği ilk kişiye bir şeyler anlatmak isterdim, üstelik daha yeni tanışmışken tehlikeden tehlikeye atılıyorlar: bu da etkili. Ayrıca Junho'nun (Sunho'nun abisi) yeri çok ayrı, bu iki kardeş arasındaki bağ ve diğer her şey beni hala etkiliyor.
Yüzen DünyaAxie Oh · Artemis Yayınları · 20256 okunma
·
48 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.