Gönderi

3/10
·86 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 18:33
KÜÇÜCÜK (Roman) Orhan Kemal 1914–1970 yılları arasında yaşamış, toplumsal gerçekçi sanat akımının baş temsilcilerinden sayılan yazar Orhan Kemal’in düş ve düşünce dünyasına, kısa ama çok etkili romanlarından biri olan “Küçücük” ile devam ediyoruz. Romanın kahramanları Erol ile Ayten’dir. İkisi de fakirdir. Ayten’in annesi ve babası olmadığı için teyzesi tarafından büyütülmektedir. Erol da fakir ve babasızdır. Futbola çok meraklıdır; ancak paraya çok ihtiyacı olduğu için iş arayışındadır. Yaşadıkları toplumsal yapıda fakirlik hem yaygın hem de sıkça istismar edilen bir durumdur. Özellikle kadınların ve kız çocuklarının cinsel meta olarak kullanımı ve içki oldukça yaygındır. Ayten, çocuksu dünyasında Erol’la bir gelecek hayal eder. Erol ise onu kirletir. Ondan nemalanır. Ayten’in sevgisi, en büyük sermayeleridir. Ancak parasız hayallerin gerçeğe dönüşmesi zordur. Diğer romanlarında olduğu gibi, her şeye eleştirel bir bakışla yaklaşan anlatıcı, toplumsal çürümüşlüğü gözler önüne serer. Erol’un oturduğu kahvenin işletmecisi, bakkal, kasap, Altındiş, kuruyemişçi ve diğerlerine bakıldığında bu çürümüşlük daha iyi fark edilir. Etraflarındaki yetişkinler vicdanlarını kaybetmiş gibidir. Erol, hayata henüz hazır olmadığını düşündüğü için Ayten’i istemeye yanaşmaz. Para kazanmak için çaba içindedir, ancak futbol tutkusu da vardır. İş bulamaz. Zamanla Ayten’den para almaya alışır. Ayten’in çevresindeki kadınlar ise onu yavaş yavaş fuhuşa alıştırırlar. Bedenini satarak kazandığı paralarla Erol’u ayakta tutmaya çalışır. Ahlaki yozlaşmanın farkında olmadığı için, içinde bulunduğu durum ile hayalleri arasında büyük bir uçurum oluşur. Çocuk yaşta fuhuş batağına sürüklenir. Beyoğlu’nun ucuz mekânlarında çalışmak zorunda kalır. Bu sırada Erol, futbolda sakatlanarak ayağını kırar. Haberi alan Ayten, kazandığı parayla çeyiz kurma hayalini erteleyerek Erol’un ameliyatı için para vermek ister. Ancak Erol’un arkadaşı Altındiş, Ayten’in durumunu Erol’a; Erol’un durumunu ise Ayten’e çarpıtarak aktarır ve bir araya gelmelerini engeller. Altındiş, Erol’un yerine geçerek Ayten’in bedeninden para kazanmayı hayal etmektedir. Erol, Ayten’in sözde vurdumduymazlığına alınarak onu görmek ve dövmek ister. Altındiş ile birlikte Beyoğlu’na gider. Karşılaştıklarında Ayten’e fiziksel saldırıda bulunur ve burnunu kanatır. Polis ve bekçiler Erol’u karakola götürürken Ayten arkalarından yetişir, şikâyetçi olmadığını söyler ve ona karşı duygularını dile getirir. Roman burada kesilir ve sonuç okuyucunun hayal gücüne bırakılır. Sonuç elbette dramatiktir. Yoksulluğun sonucu çoğu zaman iyi değildir. Orhan Kemal, küçük yaşta fuhuşa sürüklenen ve içinde bulunduğu durumun farkında olmayan Ayten’e “Küçücük” lakabını vererek toplumsal çürümenin geldiği noktayı bu isimle somutlaştırır. Romandan Çıkarılan Mesajlar — Yoksulluk ve sahipsizlik, çocukları korumasız bırakır ve onları istemedikleri hayatlara sürükler. — Çocuklar kötü değildir; şartlar onları zorlar. — Yoksulluk insanın masumiyetini erken bitirir. — Toplum, sahipsiz çocuklara karşı duyarsız kalmamalıdır. — En zor hayatlarda bile insanlık ve merhamet önemlidir. Alıntılar * “Küçücük daha çocuktu, ama hayat onu çoktan büyütmüştü.” * “Yoksulluk insanı erken yaşta susturur.” * “Sevgi görmeyen çocuk, dünyayı sert sanır.” * “İnsanlar büyüktü ama merhametleri küçüktü.”
KüçücükOrhan Kemal · Everest Yayınları · 2021647 okunma
·
49 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.