Mutluluğu önemli bir hedef ve bir zorunluluk gibi görenler ve bu uğurda türlü türlü kişisel gelişim yöntemlerine başvuranlar bu kitabı okusun.
Ferhat Jak İçöz, varoluşçu psikoterapiler alanında doktora yapmış bir klinik psikolog. Psikanaliz, Gestalt terapisi ve logoterapi gibi farklı disiplinlerde eğitim almış ve İstanbul'daki Varoluşçu Akademi'nin kurucusu.
Kitap, yazarın bir klinik psikolog ve varoluşçu psikoterapist olarak edindiği birikimleri, felsefe ile harmanlayarak gündelik hayata aktardığı bir rehber niteliğinde.
Yazar, "Kendin Olmanın Dayanılmaz Hafifliği" kitabında klasik kişisel gelişim kitaplarının aksine "mutlu olma formülleri" vermiyor, bunun yerine hayatın kaçınılmaz zorluklarıyla nasıl daha sahici bir bağ kurabileceğimizi anlatıyor.
Kitap, kaygıyı kurtulunması gereken bir hastalık olarak değil, bir pusula olarak niteliyor ve özetle şöyle diyor:
"Bir konuda kaygı duyduğunuzda kendinize 'Şu an hangi özgürlüğümle karşı karşıyayım?' diye sorun. Kaygı, önünüzde bir seçim şansı olduğunu ve bu seçimin sorumluluğunun size ait olduğunu hatırlatır. Kaygıyı dindirmeye çalışmak yerine, onun size hangi değerinizi hatırlattığına odaklanın."
Kitapta insanın en büyük yanılgılarından birinin "garanticilik" olduğu vurgulanıyor.
“Hayatın doğası belirsizliktir. Güvenlik arayışı bizi durağanlaştırır.
Kontrol edemeyeceğiniz alanları (başkalarının düşünceleri, gelecek, ölüm vb) kabul edin ve enerjinizi sadece kendi etki alanınıza, şu anki kararlarınız, tepkilerinize yönlendirin. Bu, zihinsel bir hafifleme sağlar.”
Kitap, mükemmel olmaya çalışmanın yarattığı ağırlığı üzerimizden atmayı öneriyor. "Kendin olmak, her zaman mutlu veya başarılı olmak değil, bazen başarısız, bazen üzgün, bazen de hatalı olduğunuz gerçeğini kucaklayabilme cesaretidir.”
Kitabın sunduğu en büyük "kişisel gelişim" önerisi: “Kendinizle olan kavganızı bitirip, olduğunuz kişiyle tanışmaya başlayın.”
Ben kitabı okurken bile hafifledim.