Hikâyenin merkezinde, Gazze'de küçük bir kitapçı dükkanını ayakta tutmaya çalışan Nebil var. bombaların gölgesinde yıkıma ve kayıpların ortasında kitapları korumaya çalışması aslında hafızayı umudu ve insan kalabilmeyi koruma çabası. Nebil'nin kitaplarla kurduğu bağ onun için sadece bir meslek değil hayatta kalmanın dünyaya tutunmanın bir yolu kitapta beni en etkileyen yer abisine vurulduğu kısım oldu. Kitap boyunca ne nebil'nin yolda farklı insanlarla kesişiyor savaşın sessiz tanıkları olan çocuklar kaybettiklerinin yanmasını taşıyan kadınlar gitmekle kalmak arasında sıkışmış gençler her karakter gazzenin tek bir hikayesi olmadığını acının direncinin ve sevginin birbirine karıştığını gösteriyor.ama biz hikayeyi nebi'nin fotoğrafını çekmek isteyen gazeteciye anlatırken dinliyoruz. Yazarın dili sade Ama etkisi güçlü. büyük cümleler kurmuyor tam tersine, küçük anların içinden koca bir gerçekle çıkarıyor bu kitap bana şunu hissettirdi savaş her şeyi yıkabilir ama kelimelerde tutunan bir insanı asla tamamen susturamaz gazze'nin son kitapçısı belki yalnız, ama raflarında kitaplar gibi hala ayakta.