Gönderi

9/10
·512 syf.··
2026 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2026 15:20
Yeter Ki Sen Mutlu Ol kitabının yorumu ile geldim.Bu aralar güzel kitaplar okuyorum maşallah aman nazar değmesin.Bu kitabı da bayılarak okudum.İlk olarak konusundan sonra da hislerimden bahsedeceğim. Konusu,Michelle annesini ölümüyle farklı bir hayata geçiş yapıyor.Annesinin Vermont’taki küçük pansiyonunu kız kardeşi mezun olana kadar işletmesi gerekiyor.Kendisi eşinden yeni boşanmış Seattle’da yaşayan başarılı bir reklamcı.Copper Ron’da bu pansiyonu işletirken komşusu Cliff ve kasaba halkıyla yaşadıklarını okuyoruz. Kitaba tek kelimeyle bayıldım.Hikaye 97 yılında geçiyor ,çok hoş bir nostalji oldu benim için.Michelle çok güzel bir karakterdi.Bazı çiçekler her toprakta açmaz sözü ispatı olabilir.Dıştan sert ve duvarları var gibi görünse de şans verildiğinde katmanlarından çok güzel sıyrıldı.Çok asil bir karakterdi bence.Her haline ,tavrına bayıldım.Cliff ise ahh Cliff bu kadar tatlı bir karakter olunmaz ama.Samimi ve temas bağımlısı halleri,esprili mizacı ve 10/10 babalığıyla muhteşem bir karakterdi.Aşkları başta Michelle’nin Cliff’i sürekli süzüp güya katlaması temalı giderken ,zamanla çok güzel arkadaş oldular.Sınırlar tabi bir nokta bulanıklaşsa da Michelle ‘nin kasabada kısa bir süreliğine kalacak olması çiftimizin birbirine adım atmasına engel oldu.Ama Cliff duygularını her zaman filtremeden söyledikçe ben de Michelle gibi mest olsun.Kızları çok tatlıydı,ilişkileri mükemmeldi.Cliff karakter gereği aslında hasarlı biriydi.Yani geçmişte daha kendi çocukken baba olması ve süregelen evliliğine bakınca yaşadığı şeyler gerçekten zordu.Ve karısı bir noktada kasabayı terk edip hep hayali olan büyük şehirde yaşamaya gitmiş.Eski karısına belki körkütük aşık değildi ama ayrılmayı o istediği için boşandılar.Terk edilen olsa bile kin tutmadı karısına. Onun kararına saygı duydu ve yargılamadı.Bence bu herkesin yapacağız bir şey değildi.Ki özellikle büyük kızıyla eşinin arasındaki sorunlarda bile her zaman tampon bölge oldu ve kızı haklı olsa bile annesini anlamasını sağladı.Ayrıca Cliff tam bir kasaba insanı olsa da Michelle’nin yaptıklarına ve başarılarına her zaman çok saygı ve hayranlık duydu.Michelle ve kızların ilişkisi de çok hoştu.Özellikle Emily’ye bir anne gibi yaklaşmadı ,onu akranı gibi gördü.Hem saygılı hem de denk bir ilişkileri vardı.Rocket’i de çok sevdim.Özellikle Michelle ile sessiz konuşmaları çok tatlıydı. Kitap slow burn ama asla uzatılmış hissi vermiyor.Smut sahneleri azdı yani tam sevdiğim gibi ,ama çok güzeldi . 1 puan kırma sebebim de Michelle ile annesinin ilişkisi.Ya kadın herkes tarafından sevilen bir melekken ,kızı küçükken psikolojik olarak iyi durumda olmadığı için bağ kuramamış.Bütün ilgisini diğer kızına vermiş.Michelle ,canım benim kalmış tek başına.O kadın istediği kadar melek olsun benim gözümde bir değeri yok.Hadi aklın başına geldi neden büyük kızınla da ilişkini düzeltme gereği duymadım.Ben bu pansiyonu işletirken annesini daha iyi anlayacağı ve bağ kuracağı bir şeyler olacak diye bekledim ,mektuplar ya da günlük gibi.Ama kadın kızına yazdığı son mektupta bile kocasından ayrılmasını falan diyor,onu mutlu etmediğini söylüyor.Ah teyzecim keşke sen kızının elinden tutsaydın da böyle saçma seçimler yapmasaydı. O kısımlar beni hiç tatmin etmedi.Michelle her şeyiyle mükemmel bir karakterdi ama kendini hiçbir zaman yeterli görmüyordu. Çünkü bu hayatta insan ilk annesi tarafından sevilir ve kabul görür.O konuda hasar almıştı. Slow born seviyorsanız ve 90’larda geçen güzel bir romcom okumak istiyorsanız şiddetle tavsiye ediyorum.
Yeter Ki Sen Mutlu OlJulie Olivia · Martı Yayınları · 202624 okunma
·
205 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.