Gönderi

5/10
·88 syf.··
2026 35. kitabı
Tren Düşleri hakkında yazılan o övgüleri okuyunca insan ister istemez beklentim yükselmişti. Ama kitabı bitirdiğimde elimde kalan şey daha çok yorgunluk ve “ben az önce ne okudum?” hissi oldu. Bana kalırsa modernist edebiyatın parçalı anlatım tekniği burada hikayeye derinlik katmamış, aksine hikâyeyi dağıtmış. Yazar, sanki bilinçli bir kırılma yaratmak istemiş ama ortaya çıkan şey bütünlük hissini zedelemiş gibi. Robert Grainier karakteri de bu durumu iyice zorlaştırıyor. Başına gelen onca şeye rağmen gösterdiği o tuhaf kayıtsızlık, okurla arasında ciddi bir mesafe yaratıyor. Onunla bağ kurmak neredeyse imkânsızdı, karakteri anlamadım. “Kurt kız” gibi tekinsiz, mistik unsurlar ise hikâyeyi zenginleştirmek yerine daha da belirsizleştiriyor. Vahşi doğa ile medeniyet arasında sıkışmış güçlü bir insanlık hikâyesi beklerken, kendimi daha çok dağınık imgeler ve havada kalan semboller arasında buldum. Bir de şiddet ve tecavüz sahneleri var ki… Bunların gerçekten anlatının bir parçası mı yoksa sadece sarsıcı olmak için mi eklendiği pek net değil. Metnin genelindeki o melankolik, pastoral havayla da pek örtüşmüyorlar. Daha çok göze batan, uyumsuz parçalar gibi duruyorlar. Genel olarak kitap bana tamamlanmış bir dünya sunmaktan çok, parçalanmış bir zihin akışı hissi verdi. Hikayenin içine çekilmek yerine sürekli dışında kaldım. Açıkçası bu kadar övgüye rağmen benim için karşılığını bulmayan, biraz da sabır sınayan bir okuma oldu.
Tren DüşleriDenis Johnson · Holden Kitap · 2025265 okunma
·
105 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.